(4721 S. K. m. 1023) (743 S. K. m. 931)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı Müflis Şirket, 1979-1983 yılları dönemindeki ekonomik sorunlar nedeniyle şirketin iflası sonucunda iflas masası kurulduğunu, tek mal varlığı olan 1548 ada 3 parsel sayılı taşınmazın davalılardan Sarkis ve Hantyan'a bir yıl içerisinde taksitle ödenmesi koşuluyla yok pahasına satıldığını, buna rağmen iflas masası memurlarının görevlerini kötüye kullanmaları sonucu sürenin üç yıla uzatıldığını, bunun üzerine açılan ihalenin feshi davasının karar düzeltme aşamasında bulunduğu sırada; davanın reddine ilişkin hükmün Yargıtay 19. Hukuk Dairesi tarafından onandığı yolunda şerh verilerek 10.1.1995 tarihinde 7 milyar bedelle diğer davalı ATK adlı şirkete satıldığını ileri sürerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, dava konusu parselin kendi taşınmazına bitişik olduğunu şirketin de işi genişletme ihtiyacı bulunduğundan satın aldığını savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar Dairece, davalı şirketin şerh konulmadan önce bu yere talip olup olmadığı, davalı şirketin taraflar arasındaki çekişmeden ve devam eden dava hakkında bilgisi bulunup bulunmadığının gözetilmesi yanların iyiniyeti konusunda gösterecekleri tüm delillerin toplanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulmayıp, önceki kararda ısrar edilmesi üzerine karar Hukuk Genel Kurulunca Özel Daire bozma kararında belirtildiği üzere yeterli bir araştırmanın yapılması, iyiniyet gibi bir iç sorunun isbatında tüm delillerin eksiksiz toplanması, doğru olarak değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden söz edilerek bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamı gereğince mahkemece, yapılan araştırma sonucunda satış işleminin muvazaalı olduğu gerekçesiyle dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı müflis Şirket adına tesciline, elatmanın önlenmesine, davalılardan Sarkıs Gövderioğlu hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Karar, davalılar ATK Şirketi ve Harutyan S. tarafından ayrı ayrı süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 10.6.2003 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden ATK Atilla T. ve Kardeşler Tekstil A.Ş. vekili Avukat Ali Saydı Avukat Melike Şahin Sakızlı ile temyiz edilen vekili Avukat Danış Esendal geldiler, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi A. Sevil Çalıkoğlu tarafından düzenlenen rapor okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu taşınmazın kayden maliki bulunan davacının iflası üzerine iflas masasınca iflas idaresine verilen yetki ile 7.7.1988 tarihinde davalılar Serkis ve Harutyan'a taksit-pazarlık suretiyle ihale edildiği ve adı geçenler adına 14.1.1994 tarihinde sicil oluşturulduğu, bu işleme karşı davacı müflis tarafından 1989 yılında 7. İcra Hakimliğinde ihaleye fesat karıştırıldığı iddiasıyla açılan davanın redle sonuçlanıp kesinleştiği, bu kez davacı müflis tarafından 1991 yılında yine ihalenin feshi istekli olarak açılan davanın Asliye Hukuk Mahkemesince reddedildiği, red kararının 19. Hukuk Dairesince 9.11.1994 tarihinde onandığı, onama kararını takiben 10.1.1995 günü davalı ATK şirketinin satış yoluyla taşınmazı temellük ettiği, bundan sonra onamaya yönelik 19. Hukuk Dairesinin kararının karar düzeltme istemi sonucu 7.4.1995 tarihinde bozulduğu, bozma neticesi mahkemece ihalenin fesih isteğinin kabul edilerek 5.2.1996 kararla ihalenin feshedildiği bu arada eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Daire kararında belirtildiği üzere, ihalenin feshine karar verilmiş olmakla davalı şirket bayiilerine yapılan ihale ve tescilin dayanaksız kaldığı tartışmasızdır. Bozma ile davalı şirketin Medeni Kanunun 1023 (EMK.931) maddesi anlamında iyiniyetli olup olmadığının araştırılması istenmiş, bu araştırmada Hukuk Genel Kurulu ve Daire bozma kararında belirtildiği üzere satış aşamasında taşınmaz tapu kaydındaki beyan edilen satış bedelinin iflas masasına girmesi ve davalı şirketin taşınmazı aldıktan sonra bu yerde yaptığı harcamaların da üzerinde durulması istenilmiştir. Daire bozmasında belirtilen iyiniyetin araştırılmasına yönelik ilkeler mahkemece yapılan tesbitlerle birlikte gözönünde bulundurulduğunda Medeni Kanunun anılan hükmündeki iyiniyetin sicile güven yanında özen gösterme borcunu da kapsamına aldığı düşünülmelidir. Davalı şirketin taşınmazı satın aldığı tarihte sicilin yolsuz oluştuğuna dair bir bilginin kayıtta bulunmadığı görülmektedir. Aksine tapu sicilinde ihalenin feshi anlamında açılan ve redle sonuçlanan davanın 19. Hukuk Dairesince onandığının yazılı bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu bakımdan davalı şirketin sicile güven açısından davranış eksikliği içerisinde bulunduğu söylenemez. Olaya özen borcu yönünden bakıldığında ise, satış tarihine kadar ki aşamalarda ara maliklere yapılan temlikin geçersiz olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi ve bulgunun bulunmadığı da dikkate alındığında, davalı şirketin özensiz davrandığını söyleyebilmek de olanaksızdır.
Hal böyle olunca, davalı şirketin 10.1.1995 tarihli satış işleminde iyiniyetli olmadığı kabul edilmek suretiyle, tapunun iptaline karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 4.12.2002 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 275.000.000 TL. duruşma Avukatlık parasının diğer temyiz eden ile edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 10.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy