(3402 S. K. m. 12, 18, 19) (1086 S. K. m. 38, 39)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 98 ada 24 parsel kaydının beyanlar hanesindeki (A) harfiyle işaretli Bina Kuran Kursu Yaptırma ve Yaşatma Derneğine aittir şerhinin terkinini istemiştir.
Dahili davalı ise, aradan on senelik hakdüşürücü sürenin geçtiğini, bu yerin tapulamada dava dışı Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tespit ve tescil edildiğini ve hakem kararıyla Hazine adına bütün takyidatlarıyla tescil edildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 3402 S. Kanunun 12/3. maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi Satılmış Altıngöz'ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dava, tapu kaydının beyanlar hanesindeki şerhin terkini isteğine ilişkindir.
Mahkemece, on senelik hakdüşürücü süre geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişme konusu 98 ada 24 parsel s. taşınmazın, 30.04.1968 gününde arsa niteliğiyle Vakıflar Umum Müdürlüğü adına tesbitinin yapıldığı ve beyanlar hanesinde (A) harfiyle işaretli binanın Kuran Kursu Koruma ve Yaşatma Cemiyetine ilişkin olduğuna ait şerh konulduğu, bu tesbite Hazinenin itirazı üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Başkanı A.Nusret Ozanalp'in hakem sıfatıyla 02.03.1978 günü kesin olarak verdiği kararla Hazine adına tesciline hükmedildiği tartışmasızdır. Eş anlatımla, şerhte sözü edilen binanın kime ilişkin olduğu belirtilmemiştir.
Öte yandan, eldeki davaya dahili dava yoluyla husumet yöneltilen Gelibolu Kuran Kursu Yaptırma ve Yaşatma Derneğinin 1976 yılında kurulduğu ve 17.02.1977 günü kongresini yaptığı tartışmasızdır. Bir başka anlatımla, adı geçen derneğin tesbitin yapıldığı sırada tüzel kişiliğinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalı taraf ise, bunun aksini kanıtlamış değildir.
Hal böyle olunca, 98 ada 24 parsel sicilindeki davaya konu şerhin 3402 S. Kanunun 19/2. maddesinde belirtilen anlamda geçerli bir şerh olduğu söylenemez. Bu nedenle yok hükmünde olup yolsuz tescil niteliğindeki bu şerhin kaldırılması gerekir. Ayrıca, taşınmazın mülkiyetine ait hakem kararı ise değinilen şerhten ari olarak kesinleşmiştir. Bu bakımdan olayda 3402 S. Kanunun 12/3. maddesinin uygulama yeri yoktur.
Hal böyle olunca, davanın kabulüne kararı verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir. Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy