(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 15.5.2003 tarihinde satın alma suretiyle maliki olduğu dava konusu 2 parselde bulunan dubleks meskenin davalı tarafından haksız olarak fuzulen işgal edildiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunarak, açtığı tapu iptal ve tescil davasının sonucunun beklenmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tapu kayıtlarına üstünlük tanımak suretiyle, davalının davacıya ait taşınmaza haklı ve geçerli bir nedene dayanmaksızın elattığı gerekçesiyle davanın kabulüyle elatmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 25.10.2005 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat Bayram S. ile temyiz edilen vekili Avukat Şükrü Y. geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı bilahare Tetkik Hakimi U. Şentürk'ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu olup üzerinde dubleks ev bulunan 2 parsel sayılı taşınmazın 15.5.2003 tarihinde satış yoluyla davacıya intikal ettiği, davalının anılan taşınmazda oturduğu anlaşılmaktadır.
Davalı savunmasında, davaya konu edilen taşınmazın çıkar amaçlı örgüt kurmak suçundan hakkında Adana Ağır Ceza Mahkemesinde dava açılan davacıya işlediği suçlar münasebetiyle intikal ettiğini, ceza davasında taşınmazın davacıdan geri alınması isteğinin bulunduğunu, ayrıca önceki kayıt maliki A. tarafından açılan tapu iptal istekli davanın da Adana Asliye Hukuk Mahkemesince derdest bulunduğunu bildirmiştir.
Savunmada sözü edilen davalar sonucu kurulacak hükümlerin çekişmeli taşınmazın mülkiyetinin belirlenmesi bakımından önem taşıyacağı kuşkusuzdur. Diğer taraftan o davalarda verilecek karar eldeki dava yönünden davadaki sıfata da etkili olacaktır.
Hal böyle olunca çekişmeli taşınmazla ilgili olarak açılan ceza ve hukuki davalarının sonuçlarının beklenmesi ve ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken, bu gereklilik yerine getirilmeden karar verilmiş olması doğru değildir. Davalının temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 4.12.2004 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 400,00.YTL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına ve peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 25.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy