(4721 S. K. m. 716)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davaya konu 21 parsel sayılı taşınmazda davalıdan daire satın aldığını ve tapuda pay devri yapıldığını ancak kendisine devredilen payın bir daireye karşılık gelmediğini ileri sürerek, aldığı daireye isabet eden payın hesaplanmasını ve eksik payın iptaliyle adına tescilini istemiştir.
Davalı, davacıya pay satışı yapıldığına, taşınmazın paylı mülkiyet üzere kayıtlı bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporuna göre davacının arsa payının 37/2600 olması gerekirken 15/2600 pay devredildiğinin saptandığı gerekçesiyle eksik kalan 22/2600 payın davalı payından iptaliyle davacı payına eklenerek tesciline karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 28.12.2004 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Av. A. R. Akalın ile temyiz edilen vekili avukat T. Ergin geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı bilahare Tetkik Hakimi M. Ataker tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; halen arsa vasfında bulunan çekişmeli 21 parsel sayılı taşınmazda yapılaşmaya geçildiği, ancak anılan yapıda kat irtifakı ya da mülkiyet kurulmadığı gibi yapıdaki hangi bağımsız bölüme hangi arsa payının özgülendiği de saptanmış değildir.
Davacı, 27.1.2003 tarihli akitle davalı üzerinde kayıtlı 223/2600 paydan 15/2600 payını satın alma yoluyla edinmiştir. Anılan pay satışında taşınmazdaki bağımsız bölümlerden herhangi biriyle bağlantı kurulmamıştır. Öyle ise, davacının paylı mülkiyet üzere bulunan taşınmazda zeminden pay satın aldığı kabul edilmelidir. Yukarıda ifade edildiği üzere, alınan payın bağımsız bölüm karşılığı olduğu da kanıtlanmış değildir.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir. Davalının temyiz itirazı yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 4.12.2004 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 400.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy