(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki bulunduğu 2524 parsel sayılı taşınmazına komşu 1490 parsel maliki olan davalıların beton temel üzerine tel örgü çekerek ve taşkın inşaatlar yaparak tecavüz ettiklerini ileri sürüp, elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerinde bulunmuştur.
Davalılar, kadastrodan getirdikleri harita mühendisine yaptırdıkları ölçüme göre benzin istasyonu inşa ettiklerini, iyi niyetli olduklarını bildirip, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalıların, davacıya ait taşınmazın 170.87 m2'lik kısmını duvar ve bina yaparak haksız kullandıklarından bahisle davacının elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinin kabulüne ancak, davalıların fen memuruna ölçüm yaptırarak duvar ve bina yapmaları nedeniyle kötü niyetli zilyet olmadıkları, bu kısımdaki zilyetliğin geçerli bir nedene dayanmadığını bilebilecek konumda sayılamayacakları gerekçesiyle, ecrimisil yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi S. Türközmen'in raporu okundu, düşüncesi alındı.
Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava; çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, özellikle getirtilen çap kaydından, 2524 nolu parselin kayden davacıya ait olduğu, davalıların haklı ve geçerli bir neden bulunmaksızın davacının mülkiyetindeki alana yapılanmak suretiyle el attığı anlaşılmaktadır.
Buna göre, elatma ve yıkım konusunda davanın kabul edilmiş olmasında ve davalıların savunma yoluyla Medeni Yasanın 725. maddesi hükmüne dayalı temliken tescil istekleri yönünden koşulları gerçekleşmediği gözetilerek bu isteğin de reddedilmek suretiyle hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle davalıların temyiz itirazlarının reddine,
Davacının temyizine gelince, elatmanın önlenmesi ve yıkım konusunda dava kabul edildiğine göre, tayin edilecek ecrimisile de karar verilmesi gerekirken yasal olmayan yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davacının temyiz itirazı yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 27.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy