(1086 S. K. m. 445/10)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, daha önce davalılar arasında görülüp kesinleşen 98/354 Esas 99/796 Sayılı ilamla 11 parsel sayılı taşınmazdaki 23 nolu bağımsız bölümün F. Çıtlakoğlu adına tesciline karar verildiğini, aynı taşınmaza ilişkin kendisinin, N. Kadıoğlu ve dava dışı kişiler aleyhine açtığı (97/744 Esas 2000/270 Karar) dava sonucunda 23 nolu bağımsız bölümün adına tesciline karar verilip, bu kararın 13.9.2000 tarihinde kesinleştiğini, böylece iki ayrı mahkeme ilamı oluştuğunu, 98/354 Esas 99/796 karar sayılı ilamda taraf olmamasına rağmen doğrudan etkilendiğini ileri sürerek iade-i muhakeme talebinin kabulü ile 98/354 Esas 99/796 karar sayılı kesinleşmiş ilamın kaldırılmasını istemiştir.
Davalılardan N. davacının 98/354 Esas sayılı davadan haberdar olduğunu kusurunun bulunmadığını bildirmiş, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı iddiası sabit görülerek 98/354 Esas 99/796 Karar sayılı ilamın hüküm kısmının I. madde 2.paragrafında " 23 nolu bağımsız bölümün F. Çıtlakoğlu'na tesciline ilişkin ibarenin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Ü. Akdoğan'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, iade-i muhakeme isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden eldeki davanın davacısının taraf olmadığı 98/354 Esas 99/796 karar sayılı davada, eldeki davanın davalılarından N. Kadıoğlu tarafından F. ve A. Çıtlakoğlu aleyhine açılan iptal-tescil davası sonunda çekişme konusu 11 parsel sayılı taşınmazdaki N. adına kayıtlı 23 nolu bağımsız bölümün F. adına tesciline hükmolunduğu, anılan kararın 20.6.2000 tarihinde kesinleştiği, öte yandan davacı tarafından N. ve dava dışı kooperatif aleyhine açılan 97/744 Esas 2000/270 karar sayılı davada bu kez aynı bağımsız bölümün davacı adına tesciline karar verildiği anılan kararında 13.9.2000 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Görüldüğü üzere yukarıda açıklanan davalarda dava konusu taşınmaz aynı olmakla birlikte tarafları farklıdır.
Davacı, yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılmasını istediği hükme konu davada taraf değildir.
Davada dayanılma olanağı bulunan HUMK.445/10 maddesi iki tarafı ve sebebi aynı olan bir dava hakkında birbirine aykırı kesinleşmiş iki hüküm bulunması halini düzenlemiştir.
Oysa açılan davada anılan yasal düzenleme koşullarının bulunmadığı açıktır. Davacı, 98/354 Esas Sayılı davada taraf bulunmadığına göre, orada kurulan hükmün kendisi bakımından kesin hüküm teşkil ettiği ve onun bakımından bağlayıcı olduğu söylenemez.
Davacının bu nedenle müstakilen dava açıp hak talebinde bulunması da olanaklıdır.
Hal böyle olunca, eldeki dava bakımından yargılamanın yenilenmesi koşullarının bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle kabulü, doğru değildir.
Sonuç: Davalıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 20.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy