(1086 S. K. m. 186) (4422 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 55 parsel sayılı taşınmazda bulunan 19 nolu bağımsız bölümdeki payını davalı Çetin'e satış suretiyle temlik ettiğini, temlikin ikrah ile yapıldığını, Çetin'in de taşınmazı muvazaalı olarak diğer davalıya devrettiğini ileri sürerek tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın Devlet Güvenlik Mahkemesi kararıyla, devlete intikal ettirildiği, davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar,davacı vekili ve davanın yöneltildiği hazine vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla,duruşma günü olarak saptanan 8.3.2005 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden Bülent Ç. mirasçıları vekili Avukat Erdem M.,hazine vekili Avukat Armağan Ö. geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilenler ve vekili avukat gelmediler,yokluklarında duruşmaya başlandı,süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi,duruşmanın bittiği bildirildi,iş karara bırakıldı bilahare Tetkik Hakimi Uğur Ş.'ün raporu okundu,düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Mahkemece, davanın konusu kalmadığından söz edilerek karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden ve dava dilekçesinde ileri sürülen olgulardan; çekişme konusu 55 parselde bulunan 19 nolu bağımsız bölümün, ikraha dayalı olarak önce davalılardan Çetin E.'e,onun tarafından da diğer davalı Erol B.'a temlik edildiği ileri sürülmek suretiyle tapu iptali ve tescili istenildiği anlaşılmaktadır.
Adı geçen davalılar hakkında 4422 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca, Devlet Güvenlik Mahkemesinde görülen dava sonunda ve eldeki davanın yargılaması sırasında, sözü geçen yasanın 1. maddesinin 4. fıkrası gereğince, çekişmeli taşınmazın suçtan elde edildiği gerekçesiyle hazineye intikaline karar verildiği görülmektedir.
Nitekim, davacı bu devri gözeterek davalı hazineyi H.U.M.K.'nun 186. maddesi gereğince davaya katmış, hazine de vekili aracılığıyla davayı takip etmiştir.
Dava konusunun, dava sırasında idari olarak başkasına temliki halinde H.U.M.K.'nun 186. maddesi hükmünün uygulanması gerekeceği kuşkusuzdur. Bunun yanında dava konusunun, dava açıldıktan sonra, tarafların iradesi dışında başkaca bir kişinin eline geçmiş olduğu hallerde de H.U.M.K.'nun 186. maddesinin uygulanmasına yasal bir engel yoktur.
Hal böyle olunca, yapılan usuli işleme değer verilmek ve geçerli olduğu gözetilmek suretiyle işin esası incelenip bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Tarafların temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.'nun 428. maddesi ereğince BOZULMASINA, 04.12.2004 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 400,00 'er YTL duruşma avukat parasının temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy