(3533 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kadastroca tespit harici bırakılan devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazın ihdas yoluyla Belediye adına tescil edildiğini önce dava dışı 3.kişiye satıldığını ondanda davalı kooperatife intikal ettirildiğini, bu suretle oluşan 17 parselin tevhit edilmesi ile 5163 parselin davalı kooperatife adına tescilinin sağlandığını ileri sürerek tapu iptali tescil, elatmanın önlenmesi yıkım veya tazminat isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece "taraflardan hazine ve belediyenin 3533 Sayılı Yasaya tabii kuruluşlar olduğu bunlar yönünden davanın tefrik edilerek hakkında görülmek üzere görevsizlik kararı verilmesi tespit davasının tescil isteği yönünden ön mesele yapılması" gerekçesiyle bozulmuş mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonucu hakemde mülkiyetin davalıya ait olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Sadettin Akyol'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, taşınmazın aynı ile ilgili tapu iptal, tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece, hakemde belirlenen mülkiyet durumu gözetilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden davacı hazine tarafından, davalı belediye adına ihdasen oluşan, ondanda diğer davalı kooperatife geçen taşınmazın devletin hüküm tasarrufu altında olan yerlerden olduğu gerekçesiyle tapu kaydının iptali ve hazine adına tescili isteğinde bulunulduğu, mahkemece 27.3.2002 tarihinde davanın reddine karar verildiği, kararın Dairece 11.11.2002 tarih 2002/928 Esas 12609 Karar sayılı ilam ile tarafların 3533 Sayılı Yasaya tabii kuruluşlardan olduğu mülkiyet ihtilafının hakemde görülmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu bu kez mahkemece bozma ilamı doğrultusunda tefrik yapılarak hakemde 21.01.2004 tarihinde mülkiyetin Belediye'ye ait olduğunun belirlendiği, hakem kararının itirazın reddedilmesi üzerine 3.3.2004 tarihinde kesinleştiği, mahkemece bu hükme değer verilerek eldeki davanın reddedildiği görülmüştür.
Bilindiği üzere dava tarihinde yürürlükte bulunan 3533 Sayılı Yasanın 4. maddesi 19.7.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4916 Sayılı Yasanın 24. maddesi ile değişikliğe uğramış, yeni düzenleme ile taşınmaza ilişkin uyuşmazlıklardan, taşınmazın aynına yönelik çekişmeler hakemin görev alanından çıkartılmıştır.
Somut olayda uyuşmazlığın taşınmazın aynına yönelik olduğu tartışmasızdır. Öte yandan görev kuralları kamu düzeni ile ilgili olup yargılamanın her aşamasında re'sen ( kendiliğinden ) dikkate alınması zorunludur.
Yeni yasal düzenleme eldeki dava bakımından gözönünde bulundurulmalıdır.
Hal böyle olunca yasa değişikliğinden sonra görevsiz mahkemece verilen karara değer verilerek hüküm kurulması doğru değildir. İddia ve savunma doğrultusunda taraf delillerinin eksiksiz toplanması, soruşturmanın tamamlanması, sonucuna göre işin esası hakkında bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 30.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy