(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, Gürle Köyündeki 515 parsel sayılı taşınmazın doğusunda bulunan devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazı davalıların çay ocağı inşa edip işletmek suretiyle işgal ettiklerini ileri sürüp taşınmazın hazine adına tesciline, elatmanın önlenmesine ve yapının yıkımına karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı Belediye Başkanlığı, taşınmazın tescil harici bırakılan yerlerden olduğunu, encümen kararı ile taşınmaza büfe yapıp davalı köy tüzel kişiliğine tahsis ettiklerini belirtip davanın reddini savunmuş, diğer davalılar yargılamaya katılmadıkları gibi, davaya cevap da vermemişlerdir.
Mahkemece, davalı Belediye Başkanlığı ile davacı arasındaki davanın hakem sıfatıyla görülmesi gerektiği, davalı Gürle Köyü tüzel kişiliğinin taşınmazı kafeterya işletmek suretiyle işgal ettiği, taşınmazın Emlakdere Köyü mülki hudutlarında kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı idare tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi Emine Küçüksözen'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve taşınmazın hazine adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı belediye hakkında açılan davanın hakemde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görev yönünden reddine, Gürle Köyü tüzel kişiliğine açılan davanın kabulüne, Emlakdere Köyü tüzelkişiliğine açılan davanın ise reddine karar verilmiştir.
Davanın tarafları hazine ile belediyenin 3533 Sayılı Yasanın 1. maddesinde belirtilen kuruşlardan olduğu, aralarındaki çekişmenin (tescil isteği hariç) hakemde çözüme kavuşturulacağı kuşkusuzdur. Diğer taraftan dava taraflarından köy tüzel kişilikleri hakkındaki davanın hakemde görülmesine de olanak yoktur.
Davada ileri sürülen çekişmede öncelikle nizalı taşınmazın aidiyetinin ve mülkiyet durumunun tespit edilmesi zorunludur. Ondan sonra köy tüzel kişilikleri bakımından sorunun çözümlenmesi gereklidir.
Hal böyle olunca, hazine ve belediye arasındaki mülkiyetin aidiyetinin tespiti ve çekişmenin giderilmesi istekli davanın hakemde görülmek üzere tefrik edilmesi, bu yönde görevsizlik kararı verilmesi, eldeki davanın köy tüzel kişiliklerine hasredilmesi, hakemde görülüp kesinleşecek davanın eldeki dava için bekletici sorun sayılması, ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davacının temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 11.3.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy