(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki bulunduğu 4940 parsel sayılı taşınmazdaki 13 nolu bağımsız bölümün tapu sicilinin oluşturulmasına esas vaziyet planında aynı parselde bulunan 14 nolu bağımsız bölüm ile karıştırılarak yerlerinin ters işaretlendiğini ileri sürerek, tapu kaydına uygun olmayan vaziyet planındaki 13 nolu bağımsız bölümün tapu kaydı ve kura tutanağına uygun şekilde düzeltilmesine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davacının aynı konuda açmış olduğu davanın reddedilerek kesin hüküm oluştuğunu, Tapu Sicil Müdürlüğünün sunulan vaziyet planına ve tahsis belgesine uygun işlem yaptığını belirtip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmaza ait vaziyet planında 13 ve 14 numaralı bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarına göre ters yazıldığı, vaziyet planının tapu kaydını yansıtmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dava, tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde kat irtifakına geçilen çekişmeli taşınmazdaki 13 nolu bağımsız bölümün önceden düzenlenen vaziyet planı ve kura zaptına göre kendisine ait olması gerektiği halde, yanılgı ile bu yerin dava dışı Erdoğan adına 14 numarası ile tescil edildiğini ileri sürerek, numaralamada yapılan bu yanlışlığın düzeltilmesini istemiştir.
İddianın belirtilen ileri sürülüş biçimine göre, dava sicile yönelik olmakla birlikte, sicildeki kayıt maliklerini doğrudan ilgilendirmesi yönünden mülkiyet çekişmesi niteliğinde bulunduğu kuşkusuzdur. Böyle bir davada iptali istenen sicil yönünden kayıt malikinin davada yer alması zorunludur. Tapu sicilince yapılan ve tarafların mülkiyet hakkını etkileyen bir işlem söz konusu değildir. Bu bakımdan tapu siciline husumetin yöneltilmesi gerekli olmadığı gibi, davanın belirtilen niteliğine göre Tapu Sicil Müdürlüğünün davada yasal hasım olması zorunluluğu da yoktur.
Hal böyle olunca, Tapu Sicil Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Davalının temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 18.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy