(4721 S. K. m. 705, 716)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 21 parsel sayılı taşınmazın kayıt malikinin mirasçısı olduğunu ancak davalı Vakıflar İdaresi tarafından mahlul kararına dayalı olarak hasımsız açılan dava sonucunda taşınmazın vakıf adına tesciline karar verildiğini, intikal işlemi için Tapu Sicil Müdürlüğü'ne başvurduğunda öğrendiğini, tescil ilamı ile intikal işleminin ise diğer davalı tarafından tapu kaydına "İdarelerine sorulmadan işlem yapılmaması hususunda" şerh verilmesi nedeniyle yerine getirilemediğini ileri sürerek; tescil kararının iptali ile muarazanın önlenmesi, diğer davalı Milli Emlak Müdürlüğü'nün tasarruf ve muarazasının ortadan kaldırılması, taşınmazın adına tespit ve tescili isteğinde bulunmuştur.
Davalı Vakıflar İdaresi; dava konusu taşınmazın İvaz Fakih Vakfı adına tesciline dair verilen kararın kesinleştiğini, mahlul kararının aksi sabit oluncaya kadar geçerli bulunduğunu; davacının kayıt malikinin mirasçısı olduğunu ispatlaması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı, kayıt maliki ile davacının kök murisinin aynı kişi olmadıklarını, aynı şahıslar olduklarının kabulü halinde ise, kök miras bırakanın başka mirasçıları daha bulunduğunu beyan ederek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacının, çekişmeli taşınmazın kayıt malikinin mirasçısı olduğu, vakıf adına tescil kararı verilmekle mülkiyetin vakfa geçtiği, ancak tescil ilamı ile intikal işleminin diğer davalı İdare tarafından tapu kaydına koydurulan şerh nedeniyle yerine getirilemediği gerekçesiyle, taraflar arasındaki muarazanın giderilmesine, şerhin kaldırılmasına, taşınmazın vakıf adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Sevinç Türközmen'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; 21 parsel sayılı taşınmazın Küstav Vekonu adına kayıtlı iken, adı geçenin gaipliğinden söz edilerek ve mirasçısı bulunmadığından bahisle alınan mahluliyet kararı uyarınca Üsküdar 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.05.1994 tarih ve 1993/446 esas, 1994/283 karar sayılı ilamıyla mahlulen vakıf adına tesciline karar verildiği ve kararın kesinleştiği görülmektedir.
Davacı, davada kayıt malikinin mirasçısı olduğunu ileri sürmüş, alınan Beyoğlu 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 31.01.2001 tarih ve 2000/395 esas, 2001/45 karar sayılı hasımlı veraset ilamı gözetilerek davanın kabulüne hükmedilmiştir. Ancak, veraset ilamı kayıt malikinden değil, kayıt malikinin oğlu Gabriel'den itibaren mirasçıyı gösterir niteliktedir. Kayıt malikinin başkaca mirasçıları olup olmadığı anılan veraset ilamından anlaşılamamaktadır.
Hal böyle olunca; davacıya, davalı Hazine ve Vakıflar İdaresini hasım göstermek suretiyle tapu kayıt maliki Küstav Vekonu'dan itibaren veraset ilamı almak üzere mehil verilmesi, açılacak bu davanın sonucunun beklenmesi ve ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davalıların temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy