(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı hazine, davalının devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yeri taş ocağı olarak kullandığını, davalının sözleşme süresinin bitmesine rağmen mermer ruhsatı ile taş ocağı sahalarında faaliyet gösterememesine karşın, malzeme çıkarmak suretiyle elattığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi, eski hale getirme, kal ve tazminat isteklerinde bulunmuştur.
Davalı, dava konusu yerde kum ocağı ruhsatı ile çalışmaya başladıklarını, ancak yörede mermer ocağının bulunması nedeniyle mermer ocağı ruhsatı ile işe devam ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı şirketin taş ocağı faaliyeti ile ilgili beş yıllık sürenin dolmasına rağmen dava konusu taşınmaza elattığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle elatmanın önlenmesi, yıkım ve tazminata karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 14.9.2004 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden M. İnşaat Ltd. Şti. vekili Avukat M. B. Çatalbaş ile yine temyiz eden hazine vekili Avukat U. Sarp geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı bilahare Tetkik Hakimi U. Şentürk'ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, elatmanın önlenmesi, eski hale getirme ve tazminat isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; Afyon İl Özel İdaresi tarafından 14.1.1991 tarihli ruhsatla belirtilen 8030 m2 alanda taş ve kum ocağı istihracı amacıyla davalı şirkete ruhsat verildiği, anılan ruhsat süresinin sona ermesinden sonra 22.2.1994 tarihinde sözleşmenin beş yıl süre ile yenilendiği, bu sözleşmenin 22.2.1994 tarihinde sona erdiği, ancak taş ve kum ocağı işletme ruhsatı süresi içerisinde davalının bu kez 29.12.1995 tarihinde Enerji Tabii Kaynaklar Bakanlığından 29.12.1995 tarih 4829 sayı ile 53.500 m2'lik alanda mermer ocağı işletmek üzere işletme ruhsatı aldığı anlaşılmaktadır. Önceden verilen taş ve kum ocağı işletme ruhsatı alanın sonradan verilen mermer işletme ruhsatı alanı kapsamında bulunduğu da dosya içeriği ile sabittir.
Davacı Hazine, 22.2.1999 tarihinde taş ve kum ocağı işletme süresinin sona ermesinden sonra davalının maden işletme ruhsat alanı içerisinden ve dışarısından ruhsatsız olarak kum ve çakıl istihracına devam ettiğini, bu faaliyetinin hazineye zarar verdiğini ileri sürerek faaliyetinin durdurulması yönünde elatmanın önlenmesi, sahanın eski hale getirilmesini ve zararın tazminini istemektedir.
Davalı ise iddianın doğru olmadığını, mermer ocağı işletmesi sırasında ortaya çıkan artık (yan) ürünleri değerlendirdiğini, bunun dışında kum ve çakıl üretimi faaliyetinin bulunmadığını savunmuştur.
Davalının, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından aldığı mermer işletme ruhsat alanı içerisinde, sadece mermer üretimi faaliyetini sürdürmesi gerekeceği, 22.9.1999 tarihinden sonrası itibariyle 3213 sayılı Maden Kanununda öngörüldüğü üzere işletme faaliyetinin zaruri sonucu olarak ortaya çıkarılan yan ürünleri (posaları) değerlendirebilmesi dışında anılan sahada taş ve kum üretiminde bulunma olanağına sahip olamayacağı kuşkusuzdur.
Öyle ise, davalının ruhsat dışı ürettiği kum ve çakıl sahalarının ve miktarının açıklıkla belirlenmesi gerekeceği, iddia ve savunmanın araştırılmasının zorunlu olduğu muhakkaktır.
Ne var ki, mahkemece yerinde yapılan 31.3.2003 ve 1.7.2003 tarihli keşifler sonucu düzenlenen bilirkişi rapor ve krokilerinin davada ileri sürülen ve savunulan hususları yeterince açıklığa kavuşturduğu söylenemeyeceği gibi her iki rapor tazminat miktarları ve kapsamı yönlerinden birbirlerine çelişir niteliktedir.
Hal böyle olunca, çekişmeli yerde konusunda uzman olan bilirkişi heyeti aracılığıyla inceleme yapılarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca verilen maden işletme ruhsat alanı ile Afyon İl Özel İdarelerince verilen kum ocağı işletme alanlarının arz üzerinde açıklıkla belirlenmesi, bu belirlemenin krokiye yansıtılması, bu saptamalara göre ruhsat alanı içerisinde ya da dışarısında nerelerden, ne miktarda kum ve çakıl üretildiğinin kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde saptanması, belirlenen istihraç miktarının parasal değerinin dava tarihi itibariyle ne olduğunun belirlenmesi, ondan sonra var ise ruhsata aykırı üretim faaliyetleri alanından faaliyetinin durdurulması amacıyla elatmanın önlenmesine karar verilmesi, temyiz aşamasında dosyaya sunulan işletme ruhsatı alanı içerisindeki bir kısım yerin davalı şirkete satıldığına dair tapu kaydının sıhhatinin araştırılması ve men kararı kurulurken kayıt kapsamının dikkate alınması, hükmedilecek tazminata 22.2.1999 tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken İnfaz kabiliyeti taşımayan biçimde çelişkili bilirkişi raporlarına dayalı olarak hüküm kurulması doğru değildir. Tarafların temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 14.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy