(818 S. K. m. 248)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar,kayden malik oldukları 4 parsel sayılı taşınmazda hiçbir akti ilişkilerinin olmamasına karşın,davalı şirketin faaliyetlerini sürdürdüğünü,bedel de ödenmediğini ileri sürerek davalıların elatmasının önlenmesi ile ecrimisil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı taraf,fuzuli şagil olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,çekişmeli taşınmazın,davacıların miras bırakanı tarafından 15.9.1986 başlangıç tarihli 20 yıl süreli kira sözleşmesi düzenlendiği ve sözleşmeye göre kullanıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar,davacılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.Mahkemece,davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden,toplanan delillerden;çekişme konusu 4 parsel sayılı taşınmazın kayden davacıların miras bırakanına ait iken intikalen davacılar adına sicil oluştuğu,bu yerde davalıların ticari faaliyetlerini sürdürdükleri ve işgallerinde olduğu sabittir,esasen bu husus mahkemenin de kabulündedir.
Davalı taraf,çekişmeli taşınmazda dosyaya sundukları kira sözleşmesi uyarınca oturduklarını bildirerek davanın reddini savunmuşlardır.
Anılan 15.9.1986 tarihli kira sözleşmesinin davacıların miras bırakanına vekaleten Hasan tarafından imzalanarak davalı şirkete kiralandığı,kira süresinin 20 yıl olduğu anlaşılmaktadır.
Ne var ki, anılan sözleşmenin aslı ibraz edilmiş değildir. Mahkemece,anılan sözleşmenin sunulması istenilmiş ise de,davalı tarafça bulunmadığı ifade edilmiştir.
Bu durumda asıl olmayan fotokopiden ibaret bulunan ve doğruluğu saptanmayan sözleşmeye değer verme olanağı bulunmadığı kuşkusuzdur. Kiracılık savunması kanıtlanmış değildir.
Hal böyle olunca,kayda ve bundan kaynaklanan mülkiyet hakkına üstünlük tanınmak suretiyle davanın kabulü ile elatmanın önlenmesi ve takdir edilecek ecrimisile hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Davacıların temyiz itirazları yerindedir.Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 24.5.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy