(4721 S. K. m. 723, 994)
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, maliki bulunduğu 1 parsel sayılı taşınmazın taraflar arasında yapılan protokolle davalıya teslim edildiğini, ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, taşınmazın iadesinin istenmesine rağmen davalının taşınmazı tahliye etmediğini ileri sürerek, binanın enkaz bedelinin tespit edilerek elatmanın önlenmesi talebinde bulunmuştur.
Davalı, taraflar arasında öngörülen şirket kuruluşunun tamamlanamaması nedeniyle Ege Bölgesi Sanayi Odasının rıza ve muvafakatiyle taşınmazı kullandığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tapu kayıtlarına üstünlük tanınmak suretiyle davalı tarafından taşınmaz üzerine iyiniyetle yapılmış yapıların enkaz bedelinin davalıya ödenmesi koşuluyla davanın kısmen kabulüyle elatmanın önlenmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
KARAR
Dava, çaplı taşınmaz üzerine yapılan binanın enkaz bedelinin tespiti suretiyle elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 1 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki inşaatların, davalı ile davacı Organize Sanayi Bölgesi adına o tarihte kayıt maliki olan Ege Bölgesi Sanayi Odası ile yapılan protokol uyarınca inşa edildiği ve çekişmeli taşınmazın davalı tarafa satımının da pazarlık konusu yapıldığı, bu amaçla düzenlenen protokol gereğinin yerine getirilmediği gibi, satış işleminin de yapılmadığı görülmektedir. Bu durumda, davalının inşaatları iyiniyetle yaptığı kabul edilmelidir.
Ayrıca, bu husus davacının binanın enkaz bedelini ödemeye razı olduğunu bildirmesiyle de sabittir. Başka bir anlatımla, taraflar arasında inşaatın muvafakate dayalı olarak yapıldığı konusunda bir uyuşmazlık bulunduğu söylenemez.
Hal böyle olunca, Medeni Kanunun 723 ve 994. maddeleri hükümleri gözönünde tutularak, davalının yaptığı zorunlu ve faydalı giderlerin (inşaatların kaim bedelinin) mahkeme veznesine depo ettirilerek elatmanın önlenmesine karar verilmesi gerekirken, enkaz bedeli üzerinden hüküm kurulması doğru değildir. Davalı vekilinin bu yöne değinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 27.05.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy