(1086 S.K. m. 83) (4721 S.K. m.706, 1023)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanları Ferhat'in mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla üzerinde 6 dükkan, 20 daireli bina bulunan 3 parsel sayılı taşınmazını, çocukları olan davalılara satış suretiyle, muvazaalı olarak temlik ettiğini ileri sürüp, iptal ve miras payı oranında tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalılar, taşınmazların kayıt maliki olmadıklarını belirtip, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece davalılara çekişmeli taşınmazın kayıt maliki olmadıkları gerekçesiyle, davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 17.9.2004 Cuma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edilen vs. vekili geldi duruşmaya başlandı, davetiye tebliğine rağmen temyiz eden vs.vekili avukatlar gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verilen kayıt olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, husumet yokluğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli 3 nolu parsel üzerindeki bağımsız bölümlerin 15.1.1990 ve 28.2.1990 tarihlerinde davalılara ve davadan önce de 31.12.2003 tarihinde dava dışı Yusuf'a temlik edildiği anlaşılmaktadır.
Davanın açıldığı tarih itibariyle, davalıların çekişmeli taşınmazla kayden ilgilerinin bulunmadığı sabittir.Bu bakımdan ayna yönelik isteğin eldeki davada hüküm altına alınamayacağı kuşkusuzdur.
Ancak, davacı vekili 15.4.2004 tarihli cevaba cevap dilekçesiyle, iptal talebinin dinlenme olanağı bulunmadığı takdirde taşınmazların bedelinden payları oranında tazminat isteğini ileri sürmüştür.
Bilindiği ve yargısal uygulamada kararlılıkla ifade edildiği üzere ayın istekli bir davanın ıslah yoluyla bedele dönüştürülme olanağı mevcuttur.Davacı yukarda sözü edilen ıslah nitelikli 15.4.2004 tarihli dilekçesinde, bedel istediğine göre, bu isteğin incelenip, karara bağlanması gereklidir.
Hal böyle olunca davacıdan bedel olarak isteğinin ne olduğunun açıklattırılması, davada dayanılan hukuki sebep yönünden gerekli araştırmanın yapılması, iddia sabit bulunduğu takdirde saptanacak taşınmaz bedelleri üzerinden istek de dikkate alınmak suretiyle, bir hüküm kurulması gerekirken, husumet yokluğundan sözedilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacıların temyiz itirazı yerinde değildir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 17.9.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy