(818 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakanı N. Keleştemur'un mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla dava konusu 1148 nolu parselini torunu olan davalı Oğuzhan'a 1781 nolu parseldeki payını ise, oğlu olan Abdullah'a satış suretiyle muvazaalı olarak devrettiğini ileri sürerek, iptal ve miras payı oranında tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece; temlikin muvazaalı olup olmadığı hususunda yeterince araştırma ve soruşturma yapılmadığı gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davalı Neslihan hakkındaki davanın husumetten reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın ise, temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle, kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılardan Oğuzhan ve S. Keleştimur, tarafından süresinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 17.9.2004 Cuma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Av. B. Cantürk geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen vekili avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı bilahare Tetkik Hakimi A. S. Çalıkoğlu tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 1148 parsel sayılı taşınmazın miras bırakanı tarafından davalılardan Oğuzhan'a temlikinin, mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu saptandığına göre, bu taşınmaz yönünden davanın kabul edilmiş olması doğrudur.
Diğer taraftan, 1781 parsel sayılı taşınmazın öncesini teşkil eden 172 parsel sayılı taşınmazdaki miras bırakan payının, davalıların miras bırakanı Abdullah'a temliki işleminin de, mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu yolundaki mahkeme kabulünde de bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, anılan parselde, Abdullah'ın annesinden gelen 3/8 miras payı ile 172 nolu parselle tevhit edilen 1773 nolu parselin davalılar Semahat ve Oğuzhan tarafından Belediyeden satın alındığı hususlarının dikkate alınmamış olması doğru değildir.
Hal böyle olunca, 1781 parselde inşa edilen taşınmazdaki iptal davasına konu edilen 3 ve 7 nolu bağımsız bölümlerdeki Abdullah'ın 3/8 payı ile 1773 parselden gelen payın iptal dışı tutulması, kalan bölüm bakımından davacının payı oranında kabul kararı verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Davalıların temyiz itirazları bu nedenle yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 4.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 375.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 17.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy