(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, adlarına kayıtlı 187 parsel sayılı taşınmaza, bitişikteki 185 ve 186 parsellerin maliki olan davalıların haksız olarak elattıklarını ileri sürerek, elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılardan F. Akkeş ve M. A. Mamuk davanın reddini savunmuşlar; diğer davalılar ise davaya yanıt vermemişlerdir.
Mahkemece, yapılan keşif sonucu sabit bulunan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılardan Hakkı ve F. Akkeş ve M. A. Mamuk tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi N. Semra Soydaş'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bilindiği üzere çaplı taşınmaza elatmanın önlenilmesi davalarında öncelikle çap kaydının ya da kayıtlarının getirtilerek tarafların tüm delilleri toplanılmalı, dosya keşfe hazır hale geldikten sonra yapılacak uygulamada çekişmeli yer ile yanların ellerinde bulunan kısımların sınırları tarafların ortak beyanlarına göre açıklığa kavuşturulmalı, gerektiğinde bu yön taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile kuşkuya yer bırakmayacak biçimde saptanmalıdır. Daha sonra belirlenen bu durum gözönünde tutularak hazır bulundurulan kadastro fen memuru veya mühendisi sıfat ve yeteneğini taşıyan uzman bilirkişi veya bilirkişilere kadastro sırasında konan nirengi noktalarından, bunlar yoksa hem paftada hem arazide mevcut sabit noktalardan yararlanılarak takometrik aletlerle kadastral yöntemlere uygun biçimde ölçüm yaptırılmalı; bilirkişilerden uygulamayı yansıtan, infazı sağlamaya yeterli ve özellikle davacı tarafın taşınmazına bir tecavüzün bulunup bulunmadığını varsa miktarını açıkça gösteren kroki ve rapor alınmalıdır.
Somut olaya gelince; mahkemece, yukarıda öngörülen anlamda bir inceleme ve araştırma yapıldığı söylenemez. Yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen raporda, çekişmeli yerdeki uygulamanın takometrik aletle yapıldığı bildirilmiş olmasına rağmen, buna ilişkin ölçü cetvellerinin rapora ekli olmadığı görülmektedir. Öte yandan, krokinin de çap kayıtlarını tam olarak yansıtmadığı izlenimi uyanmaktadır.
Hal böyle olunca, çekişmeli yerde yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca uzman kişiler aracılığı ile ve yeterli ölçüm aletleri ile uygulama yapılması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Bir kısım davalıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 22.09.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy