(4721 S.K m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar; 43 parselde mevcut A 1 Blok kat malikleri olup, davalıların ise 42 parseldeki A 4 ve C 1 Blok yöneticileri olduklarını, dava ihbar olunan vakıf tarafından aynı adada birçok parsel üzerine site şeklinde bloklar inşaa edilerek, ortak alanlar yapıldığını, otoparklarında ortak alanlarda bulunduğunu, ancak davalıların 42 ve 43 parsellerin sınırındaki ortak otopark girişine demir kapı özel anahtar taktırıp, sınırlarını çiçekliklerle ayırdıklarını ileri sürerek, çekişme konusu yerin ortak otopark olduğunun ve girişinin de ortak giriş olduğunun saptanarak çekişmenin giderilmesi isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı Selma, davanın tüm kat maliklerine karşı açılması gerektiği gibi davalı Özcan'ında yönetici olmadığını, taşınmazların site şeklinde bulunmadığını, her parselin kendine ait yönetimi ve otopark alanları olduğunu belirterek; davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Dava ihbar olunan; taşınmazların 5 yıl önce satıldıklarını, davayla ilgilerinin bulunmadığını bildirmiştir.
Mahkemece; davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Sevinç Türközmen'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve özellikle 27.5.2002 tarihli dava dilekçesinden; davada davacıların kat maliki bulunan 42 parselde kurulu A 4 ve C1 Bloklarının yöneticileri olan kişilerin haklı ve geçerli bir neden olmaksızın 42 parselde bulunan otopark girişini kapatarak elattıklarını ve ortak otoparktan yararlanmalarının engellendiğini ileri sürdükleri anlaşılmaktadır.
İddianın ileri sürülüp biçimine göre, haksız fiil niteliğindeki eylemlerin davalılar tarafından yapıldığı, davanın site yönetimi aleyhine değil, aynı zamanda kat maliki bulunan kişiler aleyhine açıldığı, bunlardan bir kısmının da site yöneticisi olduğu anlaşılmaktadır. Elatmanın önlenmesi davalarının haksız eylemi yapan kişiler aleyhine yönetilmesi gerekeceğinde kuşku yoktur.
Hal böyle olunca; işin esasına girilerek yeterli araştırma ve inceleme yapıldıktan sonra toplanan deliller değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davacıların temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.Nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 22.9.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy