(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki bulunduğu 163 ada 10 parsel sayılı taşınmazına komşu olan davalıların gerek fiili, gerekse komşuluk hukukuna aykırı şekilde tecavüzde bulunduklarını ileri sürerek elatmanın önlenmesi ile kal isteğinde bulunmuştur.
Davalılar Nazmi ve Mehmet Ali, dava açıldıktan sonra elatmalarına son verdiklerini bildirmişlerdir.
Diğer davalı Niyazi, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı Nazmi'nin davacıya ait çaplı taşınmaza 1.50 m2 elattığı davalı Niyazi'nin ise evinin davacıya bakan cephesine pencere açtığı gerekçesiyle; her iki davalı yönünden elatmanın önlenmesi ve kal'e, diğer davalı Mehmet açısından ise davanın konusu kalmadığından reddine karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Sevinç Türközmen'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava; çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi; yıkım ve komşuluk hukukundan kaynaklanan çekişmenin giderilmesi isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davalılar Nazmi ve Niyazi yönünden davanın kabulüne, davalı Mehmet yönünden reddine karar verilmiştir.
Davada, davacının kayden maliki bulunduğu 10 parsel sayılı taşınmaza, davalılar Nazmi ve Mehmet'in eylemli olarak elattıkları; davalı Niyazi'nin ise, komşu parselde bulunan yapısında açtığı pencereden uzattığı soba borusunun zarar verdiği ileri sürülmüştür.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; davalılardan Mehmet'in yargılama aşamasında davacı taşınmazına yönelik elatmasına son verdiği, davalı Nazmi'nin dava konusu taşınmazın bir bölümüne elattığı saptandığına göre, bu davalılar bakımından kurulan hükümde bir isabetsizlik yoktur. Adı geçenlerin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine, Ancak, davalı Niyazi'nin kendi yapısına açtığı pencereden soba borcusu çıkarması eylemi nedeniyle davacıya ne gibi bir zarar verdiği belirlenmeden, davanın sırf imara aykırılık nedenine dayalı olarak kabul edilmiş olmasında isabet yoktur. İmara aykırılık, idari yaptırımı ve idari yargıyı ilgilendiren bir husustur. Nevarki; bu aykırılığın komşu taşınmaz sahibine zarar vermesi halinde Türk Medeni Kanununun komşuluk hukuku hükümlerine göre giderilmesine hükmedilebilir.
Ha böyle olunca; yukarıda ifade edildiği üzere, davalı Niyazi'nin eyleminin davacı taşınmazına bir zarar verip vermediğinin uzman bilirkişi aracılığıyla açıkça saptanması, zararın varlığının ortaya konması halinde, bunun giderim biçimi yönünden de bilirkişiden görüş sorulması, önlemlerin neler olabileceğinin belirlenmesi ve bunlardan birine hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalı Niyazi'nin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 6.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy