(4721 S.K. m. 683) (2863 S.K. m. 6)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı hazine vekili, davalı adına kayıtlı bulunan çekişmeli taşınmazın, kıyı-kenar çizgisi kapsamında kaldığını, kıyıların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu özel mülke konu olamayacağını ileri sürerek, tapunun iptali ile elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tamamının bilirkişilerce belirlenen kıyı-kenar çizgisi kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 13.4.2004 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden Semih vekili avukat M.Ali Satıcı, Avukat Tahsin Türkçapar ile temyiz edilen hazine vekili avukat Faik Tanlık geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı bilahare Tetkik Hakimi Ülkü Akdoğan tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava; tapu iptal, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 118 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 28.11.1997 tarih 5/3 Sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı uyarınca yerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen rapor ve krokiye göre kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığı saptandığını göre tapunun iptali ile elatmanın önlenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Ancak dosyada mevcut 7.5.2002 tarihli Koruma Kurulu Müdürlüğü yazısından taşınmazda kültür varlığı nitelikli yapı bulunduğunun bildirildiği ayrıca sicil kaydında da 26.10.1987 tarihli eski eser şerhi bulunduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca yıkım isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 20.9.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy