(818 S. K. m. 28, 386)
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, damadı olan dava dışı Ahmet Öztürk'ün elinden vekaletname aldığını, okur yazar olmadığını, vekaletnamenin içeriği okunmadan imzalatıldığını, Ahmet'in ticaret yapması için para lazım olduğunu, bunun için de davalı Halimden 8.000.000.000.TL. borç alarak tek taşınmazı olan oturduğu evini ipotek ettirdiğini, damadının çalıştığı şirketin açık verdiğini, davalıdan aylık 100 milyon faizle 1 milyar borç aldığını, sonra yine aylık 250 milyon faizle davalıdan 1.5 milyar borç aldığını, daha sonra taşınmazı davalıya tapudan 1.100.000.000.TL bedelle sattığını, durumu Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan dava üzerine öğrendiğini, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını, kendisinden hile ile vekalet alındığını ileri sürerek tapunun iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, işlemin resmi olarak yapıldığını, davacının tüm işlemlerin yapılmasından haberi olduğunu ve muvafakati bulunduğunu, bildirip davanın reddini savunmuştur.
Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece
Dava konusu taşınmaz, ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle satışa çıkarılıp davalıya temlik edilmemiştir. Bu durumda, satışın davalının bilgisi dahilinde yapılıp yapılmadığı; yada vekalet sözleşmesinin kötüye kullanılmak suretiyle devir edilip edilmediğinin araştırılmasında zorunluluk vardır. Bunun için de davalının davacı vekili ile el ve iş birliği içinde olup olmadığının veya vekilin vekalet görevini kötüye kullanıp kullanmadığını bilip bilmediğinin açıklığa kavuşturulması gerekir. Oysa, dinlenilen taraf tanıklarından bu yönde bilgi alınmamış ve yanların buna ilişkin delilleri toplanmamıştır. Öte yandan tapudaki satış tarihi itibariyle taşınmazın gerçek bedeli de saptanmamıştır
gerekçesiyle araştırma noksanlığından bozulmuş, yerel mahkemece bozmaya uyularak yapılan araştırma ve inceleme sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından duruşmalı temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 9.11.2004 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat Uygar Ergin geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen vekili avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi Hüseyin Çelik tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davalının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, 09.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy