(818 S. K. m. 18) (1086 S. K. m. 428)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, kendileri ile davalı A.R.Y.'in babaları olan muris M.A.Y.'in kendilerinden mal kaçırma ve davalı oğluna mal edindirme amacıyla maliki bulunduğu dava konusu taşınmazların bir kısmını doğrudan A.R.Y.'e, bir kısmını da oğlunun yakın akrabaları olan kişilere muvazaalı temlik ettiğini ileri sürerek bu taşınmazların tapularının payları oranında iptali ile adlarına tesciline, olmadığı takdirde tenkisine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, muvazaa iddiasının kanıtlandığı gerekçesiyle, davacı vekilince davası atiye bırakılan 4 ve 5 parsel sayılı olanlar dışındaki taşınmazlar hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılardan U.M., A.M.Y. ve Ş.K. tarafından süresinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 30.11.2004 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden U.Y. vs. vekili Av. A.D.Y., M.Y. vs. vekili avukat B.T. ile temyiz edilen vs. vekili avukat M.G. geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı bilahare Tetkik Hakimi N.S.Ş.'in tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı iptal tescil, olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine ve toplanan delillere göre, davalı A.R.Y.'e yapılan temliklerin mirastan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğu anlaşıldığından 15-1189-350-163 ve 372 parseller için davanın kabul edilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Bu parsellerle ilgili temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine,
Dava konusu 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar dışındaki parsellere gelince, bu parsellerin davanın açıldığı tarih itibariyle kayıt maliklerinin M.Y. ve Ş.K. olduğu bu kişiler aleyhine usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dahili dava yolu ile bir kimseye taraf sıfatı verilemez. Öte yandan, davalı A.R.'nın anılan parsellerle kayden bir ilişkisinin bulunmadığı da anlaşıldığına göre, bu parseller bakımından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere kabul yönünde hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Davalı yanın bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz edenler vekili için 375.000.0000 lira duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 30.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy