(3533 S. K. m. 1, 4)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı K. 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 27.10.2003 gün ve 603-1084 sayılı hükmün onanmasına ilişkin olan 5.5.2004 gün ve 4717-5246 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava hakem kararına dayalı tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, hakemde görülen davada 775 sayılı Yasanın 3. maddesine göre taşınmazın mülkiyetinin S. Belediyesine ait olduğunun tespitine karar verildiği gerekçesi ile hazinenin davasının reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden 2002/718 E. sayılı davaya 3533 sayılı yasa hükümleri gereğince hakem sıfatıyla bakılarak 11.6.2003 tarihinde 2003/429 sayı ile karara bağlandığı, hazinenin itirazının da 6.10.2003 tarihinde reddedildiği, hakem kararına dayanarak davacı hazinenin tescil davasının reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki, 3533 sayılı yasa değişikliğe uğramadan önce; 5519 sayılı yasanın 1. maddesinde öngörüldüğü üzere taşınmazların sicile tescilinde Genel Mahkemelerin görevli olması hali hariç, 3533 sayılı yasanın 1. maddesi kapsamındaki tüm kamu kurum ve kuruluşlar arasındaki çekişmelerin niteliği ne olursa olsun hakem mahkemesi sıfatıyla çözüme bağlanması gerekmekte idi. Ne var ki, 3.7.2003 tarihinde kabul edilip 19.7.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4916 sayılı yasanın 24. maddesi ile 3533 sayılı yasanın 4. maddesi hükmü değiştirilmiş, taşınmazın aynı ile ilgili çekişmeler bu maddenin kapsamı dışına çıkartılarak çekişmelerin genel mahkemelerde çözüme kavuşturulacağı hükme bağlanmıştır. Bir başka söyleyişle, taşınmazın aynına yönelik çekişmelerde 4916 sayılı yasa değişikliği ile hakemin görevi son bulmuştur.
Bilindiği üzere; görev kuralı, kamu düzeniyle ilgili olup, mahkemelerce davanın her aşamasında kendiliğinden ( re'sen ) gözetilmesi gereken bir usul kuralıdır. Öte yandan, yasal düzenlemelerle sonradan yürürlüğe konulan usul hükümlerinin, özellikle, mahkemelerin görevini belirleyen kuralların kesinleşmemiş eldeki davalarda da uygulanacağı açıktır.
Bu hale göre; değinilen açıklamalar ve ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında, hakem kararına yönelik itirazın karara bağlandığı tarihte 3533 sayılı yasanın 4. maddesi değişikliğe uğradığından hakem kararının kesinleştiği söylenemez. Öyleyse, işin esasına girilerek deliller toplandıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Anılan husus hazinenin karar düzeltme isteği üzerine bu kez yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından hazinenin karar düzeltme isteğinin HUMK'nın 440. maddesi gereğince kabulüyle, Dairenin maddi yanılgıya dayalı 5.5.2004 tarih, 4717/ 5246 sayılı onama kararının ortadan kaldırılmasına, K. 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 27.10.2003 gün, 2002/ 603 E. 2003/1084 K. sayılı kararın HUMK'nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 7.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy