(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden malik olduğu 117 parsel sayılı taşınmaza davalı gelinin ev inşaasına başlayarak müdahale ettiğini ileri sürüp elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuştur. 30.5.2005 tarihli oturumda, yıkıma karar verilmez ise asgari levazım bedelini ödeyerek binayı temellük etmek istediklerini bildirmiştir.
Birleştirilen 2003/138 esas sayılı dava ile davacılar; taşınmaz malikinin rızası ile inşaata başladıklarını, iyi niyetli olduklarını ileri sürüp inşaatın bulunduğu bölüm ile yola çıkmak için gerekli bir kısım yerin ifraz edilerek iptal ve tescilini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının elatmanın önlenmesi ve temellük talebinin reddine, yıkım isteğinin kabulüne, birleştirilen iptal tescil davasının reddine karar verilmiştir.
Karar, taraflarca süresinde duruşmalı temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Ü. Akdoğan'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, duruşma isteminin dava değeri yönünden reddine karar verildi. Gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım, birleşen dava temliken tescil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, yıkım isteğinin kabulüne diğer isteklerin reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 117 parsel sayılı taşınmazın kayden davacıya ait olduğu, anılan yere davalı P. tarafından bina inşaatına başlanıldığı yapının halen natamam bulunduğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan, davalı P.'ın çekişme konusu yere yapılaşmasının haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığı sabittir. Öyle ise, henüz tamamlanmamış yapının yıkımına karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Bunun yanı sıra binanın belirlenen niteliği göz önünde bulundurularak temellüke ilişkin talebin dinlenme olanağı bulunmadığı da açıktır.
Diğer taraftan yapı ile ilgisi bulunmayan birleşen davanın davacıları tarafından açılan temliken tescil istekli davanın reddedilmesi de doğrudur.
Bu nedenle tarafların anılan hususlara yönelik temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Davacı Yunus'un elatmanın önlenmesine ilişkin temyizine gelince; davalı P.'ın, 117 parsel sayılı taşınmaza haksız elattığı saptanarak eksik yapının yıkımına karar verildiği halde elatmanın önlenmesine ilişkin isteğin reddedilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Hal böyle olunca; davalı P.'ın, çekişmeli taşınmaza elatmasının önlenmesine de karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsizdir. Davacı Y.'un bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene iade edilmesine, 12.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy