(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, 8 ve 9 nolu parsellerin maliki olduğunu, komşu 7 nolu parselin maliki davalının yaptığı inşaatın taşınmazına taşkınlığı bulunduğunu, taşınmazdaki su oluklarının kendi taşınmazına aktığını ve tecavüzlü olduğunu, yıkım suretiyle el atmanın önlenmesini, imara aykırı açılan kör cephedeki kapı, pencere ve balkonun kapatılmasını, ayrıca davalı binasının yola cephesi olması nedeniyle taşınmazı üzerindeki geçit hakkının kaldırılmasını istemiştir.
Davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairece ... kısa karar gerekçeli karar çelişkisi nedeniyle bozulmuş olup, Mahkemece bozmaya uyularak, geçit hakkı tesisinin iptaline ilişkin talebin reddine; el atmanın önlenmesine yıkım davasının kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi S. Özer'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve önceden kurulan geçit hakkının iptali isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillere göre; davalının haklı ve geçerli bir sebep bulunmaksızın kayden davacıya ait 9 parsel sayılı taşınmaza su borusu geçirmek ve taşkın bina yapmak suretiyle elattığı belirlenerek davalının elatmasının önlenmesine ve su borularının yıkımına, ayrıca, halen kurulmasının sebebini teşkil eden koşulları değişmediği için geçerliliğini koruyan geçit hakkının iptalinin gerekmediği saptanmak ve davalının kendi mülkiyet alanındaki binasında açmış olduğu imara aykırı pencere ve kapının idareyi ve idari yargıyı ilgilendireceği gözetilmek suretiyle yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının tüm, davacının öteki temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, keşfen düzenlenen bilirkişi raporunda davalının kendi mülkiyet alanına yapmış olduğu binanın davacının taşınmazına 4.13 m2 taşkın olduğu belirlendiğine ve davada yıkım isteği de bulunduğuna göre bu isteğin de kabulüne karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsizdir. Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy