(4721 S. K. m. 683, 724, 725) (442 S. K. Ek. m. 13)
Dava: Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacı, kayden maliki bulunduğu 600 parsel sayılı taşınmaza davalının bina yapıp müdahale ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil istemiştir.
Davalı, taşınmazı haricen satın aldığını ve davacının bilgisi dahilinde inşaat yaptığını belirtmiş; birleştirilen davası ile de taşınmazın bedeli karşılığı adına tescilini, olmadığı takdirde malzeme bedelinin tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, temliken tescil şartlarının oluştuğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı (birleştirilen davanın davalısı) tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Murat Ataker'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil; birleştirilerek görülen dava ise temliken tescil isteklerine ilişkindir.
Dosyaya getirtilen belgelerden, kayden davacıya ait 600 parsel sayılı taşınmazın 3367 Sayılı Yasası hükümleri uyarınca tesis edildiği ve kayıt üzerinde 10 yıl süreyle ahara devir ve temlik edilmiyeceği şerhinin yazılı olduğu, davalının kayıtla bir ilgisinin bulunmadığı görülmektedir.
Davacı, davalının haksız biçimde taşınmazına bina inşa ettiğini ileri sürerek eldeki davayı; davalı da taşınmazı dava dışı kişiden haricen satın aldığını, binayı iyiniyetle yaptığını belirterek birleştirilen davayı açmışlardır.
Mahkemece, Türk Medeni Kanununun 724. ve 725.maddesi koşullarının davalı (birleştirilen davanın davacısı) yararına gerçekleştiği kabul edilerek temliken tescile karar verilmiştir.
Ne var ki, toplanan deliller ve keşifteki uygulama sonucu davalının davacıya ait çekişme konusu taşınmaza haklı ve geçerli bir sebep bulunmaksızın yapılanmak suretiyle elattığı, hukuken korunması gerekli bir yararı bulunmadığı, özellikle temliken tescilin öncelikli koşulu olan iyiniyet unsurunun gerçekleştiğinden söz edilemiyeceği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, elatmanın önlenmesi, yıkım ve belirlenecek ecrimisile karar verilmesi, birleştirilen davanın ise reddedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir. Davacının temyiz itirazı yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle, hükmün açıklanın nedenden ötürü HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene iade edilmesine, 22.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy