MAHKEMESİ : Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesi,
TARİHİ : 16/02/2004
NUMARASI : 2003/374-18
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar,ortak miras bırakan İ.E.A.’dan intikal eden veya intikal edecek 6 parça taşınmazın kullanımlarının mirasçılar arasında yer itibariyle,olmazsa zaman itibariyle paylaştırılmasını istemişlerdir.
Davalılar,davaya yanıt vermemişlerdir.
Mahkemece,terekeye ait taşınmazların yer ve zaman itibariyle taksiminde Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle;görevsizlik kararı verilmiştir.
Karar,davalılar B. A.n ve E.A. tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi .raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi,gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R-
Dava, tarafların paylı mülkiyet üzere kayden sahibi oldukları taşınmazların yönetim ve tasarrufları konusunda paydaşlar arasında çıkan çekişmenin, yer ve zaman bakımından kullanma ve yararlanma biçiminin hakim müdahalesiyle belirlenmesi ve giderilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, özellikle çap kayıtlarına göre, çekişme konusu 7 adet taşınmazda tarafların kayden paydaş oldukları sabittir.
Dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçiminden taraflar arasında çekişmenin Türk Medeni Kanununun 693/2.maddesi hükmü çerçevesinde yapılacak inceleme uygulama ve araştırma sonucu elde edilecek olgu ve bulguların özellikle taşınmazlardaki pay ve paydaşların durumları, sayıları, taşınmazların yüzölçümleri, değerleri ve niteliklerinin gözetilmek suretiyle çözüme kavuşturulması gerektiği açıktır.Bir başka ifadeyle, çekişmenin HUMK.nun 561,569 maddeleri ve Türk Medeni Kanununun 659 ve 661.maddeleri hükümlerinden değil, Türk Medeni Kanununun 688 ve takip eden maddeleri özellikle; Türk Medeni Kanununun 693/2.maddesi hükmü gereğince paylı mülkiyete tabi taşınmazların tasarruf ve yararlanmaları tarzından ve bunun belirlenmesinden kaynaklandığı tartışmasızdır.
Öyleyse, mahkemece kurulan hükmün yasal olduğu söylenemez.
Hal böyle olunca, iddia ve savunma doğrultusunda taraf delillerinin toplanması, soruşturmanın eksiksiz tamamlanması, ondan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.Davalıların temyiz itirazı yerindedir.Kabulüyle hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 22.12.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.