MAHKEMESİ : Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi,
TARİHİ : 25/06/2004
NUMARASI : 2002/1007-1075
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı , paydaşı bulunduğu taşınmazda taksime göre bırakılan yola davalıların müdahale ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerden kadastro geçtiğini ve kesinleşmediğini, aralarında fiilen yaptıkları taksime göre kullandıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Davanın kabulüne ilişkin olarak önceden verilen karar Dairece; “... dava konusu 908 parsel sayılı taşınmazda tarafların paydaş olduğu çap kaydıyla sabit olduğu, ancak nizalı yerin fiili kullanım biçimine göre paydaşların muvafakati ile yol olarak bırakılıp bırakılmadığı hususunun açıkça saptanmadığı,yeterli araştırma ve uygulama yapılmadığına” değinilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda çekişmeli yerin 923 parselde olduğu, paylı mülkiyet üzere olan taşınmazda fiili taksim yapıldığı, taksim sonucu bırakılmış umumi yol bulunmadığı, çekişmeli yerin davalı yanın kendi taşınmazlarından ihdas ettikleri özel yol olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR-
Dava, elatmanın önlenmesi isteğine ilişkin olup, hükmüne uyulan Dairenin 2002/9309 Esas, 2002/10510 Karar numaralı bozma ilamında, çekişme konusu 908 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm kurmaya elverişli olmadığına değinilmiş, mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra çekişme konusu 908 parsel yönünden değil dava dışı 923 parsel sayılı taşınmaz üzerinde araştırma ve uygulama yapılmak suretiyle hüküm kurulmuştur.
Çekişmeli 908 parsel yönünden bozma kararında belirtilen şekilde işlem yapılarak bu parsel bakımından bir hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile dava dışı 923 parsel üzerinde araştırma ve uygulama yapılarak bu parsel için hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davacının temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK’ unun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene iade edilmesine, 26/12/2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy