MAHKEMESİ : Çankırı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 21/06/2005
NUMARASI : 2003/930-391
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu 382 ada 1 parsel sayılı taşınmazına torunu olan davalının ev yapmak suretiyle müdahalede bulunduğunu ileri sürüp; elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil istemiştir.
Davalı, dava konusu evi davacının rızası ve isteği üzerine yaptığını, iyiniyetli olduğunu belirtip; öncelikle davanın reddini savunmuş; sonradan harçlandırdığı dilekçesiyle de, temliken tescil isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, 4.95 m2 lik davacının payına ilişkin elatmanın önlenmesine, davacının yıkım ve ecrimisil isteklerinin reddine; davalının temliken tescil talebinin ise kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Davalı savunmasında kullandığı bölümün adına temliken tescilini istemiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davalının çekişmeli taşınmazı davacının muvafakatı ile ve uzun süreden beri kullandığı, dava açılmakla muvafakatın geri alındığı anlaşılmaktadır.İzne dayalı kullanımda ecrimisil talebinin kabul edilemeyeceği gözönüne alındığında davacının ecrimisil isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir,reddine
Ancak, davacı, dava konusu taşınmaz üzerinde paylı mülkiyet hükümlerine göre maliktir.Bilindiği gibi M.Y.nın 693.maddesine göre davacı ortak menfaatlerin korunması bakımından diğer paydaşları temsilen dava açabilir.Dolayısıyla açılan bu davadan tüm ortakların yararlanacağı kabul edilir.Davacı paydaş elatmanın önlenmesi davası açtığına ve bu davanın sadece kendi payıyla ilgili olmayıp, bütün ortakları temsil ettiği kabul edileceğine göre, elatmanın önlenmesi isteğinin tüm taşınmaz yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde taşınmaz üzerinde davacının payına isabet edecek bölüm belirlenmek suretiyle elatmanın önlenmesine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, anılan isteme bağlı yıkım talebinin de reddine dair hüküm kurulması isabetsizdir.Öte yandan, somut olayda davalının temliken tescil isteğinin de yasanın aradığı koşullar oluşmadığından reddi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle kabulü yönünde karar verilmesi doğru değildir.Davacının anılan hususlara değinen temyiz itirazları yerindedir.Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 29.12.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.