MAHKEMESİ : Sarıyer 2. Asliye Hukuk Mahkemesi,
TARİHİ : 12/09/2002
NUMARASI : 2002/312-633
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı idare maliki bulunduğu 5 parsel sayılı taşınmaza davalının haklı ve geçerli bir nedeni yokken ev yapmak suretiyle elattığını ileri sürmüş, yıkım suretiyle önlenmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalının elattığının keşfen saptandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 25.2.2003 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili avukat M. D. ile temyiz edilen vekili avukat S.Y.geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen asilin ve vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı bilahare Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü :
-KARAR-
Dava, çaplı taşanmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillere göre, dava konusu 5 parsel sayılı taşınmazın Sultan Beyazıt Vakfı adına kayıtlı olduğu ve taşınmaz içerisinde davalıya ait iki katlı bina bulunduğu görülmektedir.
Mahkemece, davalının haklı ve geçerli bir nedene dayanmaksızın taşınmaza elattığından bahisle davanın kabulüne karar vermiştir.
Ne varki noksanın tamamlanması yoluyla getirtilen, mahkemenin 30.12.2004 tarih,918-649 esas karar sayılı dava dosyasından, çekişmeli taşınmaz hakkında Vakıflar İdaresi aleyhine ileri sürülen tapu iptali tescil isteğinin kabul edildiği ve derecattan geçmek suretiyle kesinleşmekle davacı Vakıflar idaresinin Medeni Kanunun 705.maddesi (eski 633 maddesi) hükmü uyarınca taşınmazın mülkiyeti ile ilişkisinin kesildiği, böylelikle davada aktif dava ehliyetinin kalmadığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, dava ehliyeti dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen gözetileceğinden hüküm bu yönden bozulmalıdır.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.Davalının temyiz itirazı yerindedir.Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 7.12.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy