(4721 S. K. m. 716)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakanları adına kayıtlı 1312 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması sonucu davalı Hazine ile müştereken adlarına tescil edildiğini, imar uygulamasına dayanak imar palanlarının kesinleşen idari yargı kararıyla iptal edildiğini ileri sürerek, tapunun iptali ile eski hale getirilme isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı Hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi A. Sevil Çalıkoğlu'nun raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişmeye konu davacıların miras bırakanına ait 1312 kadastral parsel ile Hazineye ait 1285 parselin imar uygulamasına tabi tutulduğu, bu suretle oluşan 9 nolu imar parselin de davacıların miras bırakanı Süleyman ile Hazinenin paydaş kılındıkları, ancak imar parselinin oluşumunun dayanağını teşkil eden idari kararın idari yargı yerinde açılan dava sonucu iptal edildiği, görülmektedir.
Bu durumda, imar öncesi kadastral mülkiyet durumuna dönülmesi gerekeceğinde kuşku yoktur. Nitekim mahkemece de bu olgu benimsenmiştir.
Ancak, imar öncesi kadastral parsellerdeki hak durumu dikkate alınarak bir hüküm kurulması gerekirken, dayanağı ortadan kalkan ve geçerliliğini yitiren imar parseli üzerinden karar verilmiş olması doğru değildir. Bunun yanında 1312 kadastral parsel maliki ölü olduğuna göre, taşınmazın mirasçılar adına tesciline karar verilmesi gerekirken, ölü kişi adına sicil oluşturulmasında da isabet yoktur.
Sonuç: Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene iade edilmesine, 17.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy