(818 S. K. m. 511, 514, 517)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, maliki olduğu 3 ve 52 parsel sayılı taşınmazlarını davalılara ölünceye kadar bakma akdiyle temlik ettiğini,davalıların bakım borcunu yerine getirmediklerini ileri sürerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, edimlerini yerine getirdiklerini belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalıların sözleşme yükümlülüklerini yerine getirdiklerinden davacının sübut bulmayan davasının reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Özgül Bozkurtgil'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, akde aykırılık iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece,davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden çekişme konusu 3 ve 52 parsel sayılı taşınmazların davacı tarafından 1.12.1595 tarihli ölünceye kadar bakma akdiyle davalılara temlik edildiği görülmektedir.
Davacı, davalıların akit gereklerini yerine getirmediklerini ileri sürerek eldeki davayı açmış bilahare ölümüyle dava mirasçıları tarafından takip edilmiştir.
Taraflarca dosyaya ibraz edilen deliller özellikle tanık anlatımları değerlendirildiğinde akdi takip eden birkaç ay süre ile davalıların akitte öngörülen yükümlülüklerini yerine getirdikleri, ondan sonraki zaman içerisinde bakım borcunu ifa etmedikleri anlaşılmaktadır. Diğer taraftan davacının rahatsızlığı nedeniyle hastaneye yattığında davalıların kendisiyle ilgilenmedikleri, bakımının davacının torunu tarafından yapıldığı da tanıklarca ifade edilmiştir.
Ölünceye kadar bakma akdi Borçlar Kanununun 511 ve 514. maddelerinde de ifade edildiği ve kapsamı belirlendiği üzere bakım borçlusuna kesintisiz, sürekli borç yükleyen bir sözleşmedir. Bu anlamda akde aykırılık aynı yasanın 517. maddesi gereğince tek taraflı fesih sebebidir.
Sonuç: Hal böyle olunca, toplanan delillerin davanın kabulü için yeterli bulunduğu gözetilmeksizin taraf yemini de dikkate alınarak davanın reddedilmiş olması doğru değildir. Davacıların temyiz itirazları yerindedir.Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edenden alınmasına, 14.3.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy