(7201 S. K. m. 34, 35)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Karar: Davacı, hazine, tapu kaydına dayalı olarak kadastroca davalılar adına tespit ve tescil edilen 47 parsel sayılı taşınmazın tapu miktar fazlasının devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan hali araziden kazanıldığını ileri sürerek tapu miktar fazlasının iptali ile hazine adına tescili isteğinde bulunmuştur.
Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuşlar, diğerleri davaya yanıt vermemişlerdir.
Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Karar, davacı hazine vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Şükran Dağlı İlgün'ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, duruşma isteğinin tebligat gideri yokluğundan reddine gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden davacı hazine tarafından çekişme konusu 47 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak ve taşınmazın paydaşları hasım gösterilmek suretiyle miktar fazlasının iptali isteği ile açılan davada, dava dilekçesi ve dahili dava dilekçesinin davalı tarafa usulen tebliğ edildiği davanın 23.9.2003 tarihli oturumda takipsiz bırakılması üzerine dosyanın işlemden kaldırıldığı, davanın yenilenmesi istekli talebin davalılardan Pakize Akyiğit, Kutlak Akyiğit ve Sema Akyiğit dışındaki diğer davalılara tebliğ edildiği, adı geçenlerin ise adreslerinde tanınmadıklarından tebligat yapılmadığı görülmektedir.
Mahkemece, bu kişilere 7201 Sayılı Tebligat Yasasının 35. maddesi uyarınca tebligat yapılmak üzere gerekli giderlerin karşılanması için davacı hazine vekiline verilen süre içerisinde giderlerin karşılanmadığı anlaşılmaktadır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan söz edilemez. 7201 Sayılı Yasanın 34. maddesine 4829 Sayılı Yasanın 10. maddesi uyarınca eklenen son fıkrası hükmünün dava dilekçesine ilişkin bulunduğu, sonradan yapılacak tebligatlar bakımından uygulama yeri olmadığı açıktır.
Sonuç: Hal böyle olunca; kendilerine yenileme dilekçesi tebliğ edilen davalılar yönünden işin esasına girilerek bir karar verilmesi, diğer davalılar yönünden davanın takip edilmediği gözetilip bunlar bakımından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, davanın tamamı yönünden açılmamış sayılması yönünde hüküm kurulması doğru değildir. Davacı hazine vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy