(442 S. K. Ek m. 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı; 1508 parsel sayılı taşınmaz hazine adına tapuda kayıtlı iken, Arsa Ofisine satışın uygun görüldüğünü, ancak ifraz sonucu oluşan 168 ada 1,169 ada 1,173 ada, 1,2,3,174 ada 1,172 ada 2 sayılı parsellerin 3367 Sayılı Yasa uyarınca Köy Gelişme Alanı olarak davalı adına tescil edildiğini, ne var ki anılan taşınmazların imar planında sanayi, küçük sanayi ve depolama alanı sahasında kaldıklarını ve başka amaçla kullanıma açılmalarının plan bütünlüğünü bozacağını ileri sürerek; tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı; dava konusu taşınmazların köy tüzel kişiliği adına ifraz edilip tescil edildiğini, tahsis amacına uygun yapılaşma için çalıştıklarını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; dava konusu parsellerin, 3367 Sayılı Yasa ve ilgili yönetmelik doğrultusunda oluşturulan komisyon kararı uyarınca, idare tarafından re'sen tapuya tescil edildikleri, plana dayalı idari uygulama işlemlerine karşı açılan davanın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle verilen görevsizlik kararının Dairece onandığı ve hükmün kesinleştiği, idari yargı yerinde açılan davada da Danıştay 10. Dairesi'nin bozma ilamına uyularak adli yargı yerinin görevli olduğundan bahisle verilen davanın görev nedeniyle reddine dair kararın kesinleşmesi sonucu adli ve idari yargı yerleri arasında olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu ve Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü'nün 17.11.2003 gün ve 64-80 sayılı davanın çözümünde adli yargının görevli olduğuna, bu nedenle Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevsizlik kararının kaldırılmasına dair kesin kararı üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacının iptalini istediği tapu kayıtlarının bir idari işleme dayalı olarak tescil edildikleri ve davacı tarafından dayanak idari işlemin iptali için dava açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi Sevinç Türközmen'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Sonuç: Dosya içeriğine, toplanan delillere hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanunun değişik 13. maddesinin İ. bendi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 30.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy