(1086 S. K. m. 428)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Karar: Davacılar birleşen davaları ile miras bırakanları Cemile'nin 10 ayrı taşınmazdaki paylarını mirastan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak temlik tarihinde henüz 7 yaşında olan Ahmet Korkmaz'a devrettiğini onunda kısa süre içinde davalı Sami'ye temlik ettiğini çekişmeli taşınmazların tapulamaya tabi tutulduğunu ileri sürüp payları oranında iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar Dairece öteki temyiz itirazlarının reddiyle, çekişmeli taşınmazların geldiği kadastral parseldeki muristen davalıya geçirilen paylar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken öteki paylarında hüküm kapsamına alınmasının doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamından sonra davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş davacılar eski hale getirme talebinde bulunmuşlar bu talebin reddine dair verilen karar ise Dairece eski hale getirme talebinin kabulüne karar verilmesi gerekeceği gerekçesiyle bozulmakla muvazaa hukuksal nedenine dayalı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı Sami Çiriş vs. tarafından süresinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 17.5.2005 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili avukat Müslüm Şentürk ile temyiz edilen vekili avukat M. Emin Çiriş vek. Av. Ahmet Türkmen, Sabriye Karaman vs. Halil Akyüz geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı bilahare Tetkik Hakimi Ülkü Akdoğan tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere göre; hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca, miras bırakandan intikal ettirilen çekişme konusu taşınmazların toplulaştırma ile gittiği parseldeki muristen gelen paylar belirlenmek suretiyle davanın kabul edilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur.
Öte yandan, davacıların lehine kurulan hükümde onların taşınmazlardaki paylarının belirlenmesinde miras bırakandan alınan veraset ilamının ve orada yazılı payların esas olacağı kuşkusuzdur.
Ne var ki, bu amaçla dosyaya iki ayrı veraset belgesi ibraz edildiği, anılan ilamlarda mirasçıların ve mirasçı paylarının farklı olduğu görülmektedir.
Değinilen ve birbirleriyle çelişen ilamlara dayalı olarak kurulacak hükmün gerçek hakkı belirleyemeyeceği açıktır.
Hal böyle olunca, davacı tarafa hasımlı veraset ilamı almak üzere mehil verilmesi önceki veraset ilamlarındaki çelişkiler giderildikten sonra belirlenen mirasçılar ve payları dikkate alınarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken değinilen hususlar gözardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 4.12.2004 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 400,00 YTL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 17.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy