(4721 S. K. m. 683)
Dava: Davacılar, kayden maliki oldukları çekişme konusu taşınmazlara davalıların yol geçirmek suretiyle müdahale ettiklerini, ağaçlarını söktüklerini, taşınmazların heyelana maruz kalmasına sebep olduklarını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve tazminat istemişlerdir.
Davalılar, mahalle sakinleri ile birlikte hareket ederek yol açtıklarını, bu işten davacıların bilgisinin olduğunu, taşınmazlara zarar vermediklerini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Şükran Dağlı İlgün'ün raporu okundu, düşüncesi alındı:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve tazminat isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davalıların, kayden davacılara ait bulunan 21 ve 22 parsel sayılı taşınmazlardan yol geçirmek suretiyle elattıkları ve taşınmazlara bir kısım zararlar verdikleri anlaşılmaktadır. Esasen bu husus mahkemenin de kabulündedir. Öyle ise, elatmanın önlenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçiminden; davacıların davalılar eylemi nedeniyle taşınmazlarındaki fındık ağaçlarının tahrip edildiğini, elatılan bölüm bakımından zarara uğradıklarını ileri sürerek, ağaç bedellerinin ve zeminden kaynaklanan zararın tazmin edilmesini istedikleri de görülmektedir. Ne var ki, mahkemece yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, zarar olarak tecavüzlü taşınmaz bölümünün değerinin belirlendiği, ayrıca elatmanın giderilmesi bakımından taşınmazlar hududuna duvar yapılması gereğine değinilerek bununda zarar kapsamında hesaplandığı, mahkemece de bu rapora itibar edilerek istek dışı bir zarar karşılığına hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, istek olmayan bir konuda karar verilmesine olanak yoktur.
Hal böyle olunca, dava dilekçesinde belirlenen ağaç ve zemine ilişkin davacı zararının ne olduğunun saptanması ve buna hükmedilmesi gerekirken istek dışına çıkılarak yazılı olduğu üzere tazminata hükmedilmesi doğru değildir.
Sonuç: Davalıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 25.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy