(3402 S. K. m. 1, 12) (1086 S. K. m. 428)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 461 ada 47 parsel sayılı taşınmazın 16 Şubat 1328 tarihli Yasa uyarınca verilen muvazaa cetvelinde ve 2762 Sayılı Vakıflar Kanunu gereğince verilen 1936 tarihli beyannamede yer aldığını, davalı gerçek kişilerin muvazaaten kayıt malikleri olduğunu, çekişmeli yerin 1912 yılına kadar muvazaaten bu tarihten sonra ise malik olma iradesiyle çekişmesiz ve kesintisiz zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürüp, tapu iptali ile üstündeki yapıyla birlikte adına tescilini istemiştir.
Davalı idare vekili, davanın ispatlanması gerektiğini beyan etmiş, diğer davalılara ilanen tebliğ yapılmıştır.
Mahkemece, davanın kadastro tespitinden önceki sebeplere dayandığı ve 10 aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle davacının talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma isteğiyle temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Sevinç T.'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, davacı vekilinin duruşma istemi dava değeri yönünden reddedildi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı, Balıklı Rum Hastanesi Vakfı, dava konusu 461 ada 47 parsel sayılı taşınmazın 16 Şubat 1328 tarihli Yasa uyarınca vakfın tasarrufunda bulunduğunu; buna ilişkin muvazaa cetvelinde ve 1936 tarihli beyannamede vakıf malı olarak yer aldığını ileri sürerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesinde öngörülen hak düşürücü süreden söz edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu taşınmazın kadastroca 27.11.1936 tarihinde davacı vakıf adına tespit edildiği,31.3.1941 tarihli komisyon kararı ile kişiler adına tescile karar verildiği, bu kararda 27.1.1936 tarihli beyannamede adı geçen şahıslar namına muvazaaten kayıtlı ise de hakikat halde 5.8.1329 tarihli ve 1413 numaralı cetvelde ve Vakıflar Başmüdürlüğüne verilen beyannamede Balıklı Rum Hastanesine aidiyeti bildirilmekte ise de adları geçen müseccel malikler vekilin celbi ile takriri alınmak üzere müracaat etmediğinden yine bu şahıslar adına tescile karar verildiğinin belirtildiği; o tarihte yapılan yazışmalara göre maliklerin hayat ve mematlarının bilinemediği, aynı kararda defterdarlığın, Hazinenin bu taşınmazla hukuki bir ilgisi ya da yasal bir hakkının bulunmadığını bildirdiği, kararda vakfın yasal haklarının da saklı tutulduğu, eldeki davada taşınmazın maliki görünen davalılara ilanen tebligat yoluna gidildiği, taşınmazın vergisinin de davacı vakıf tarafından ödendiği; vakıf tarafından kiraya verildiği, 26.1.1956 tarih 156/191 sayılı 15. Asliye Hukuk Mahkemesince tespitin kesinleştiğinden söz edilerek görevsizlik kararı verildiği; 23.7.2004 tarihli bilirkişi kurulu raporunda anılan hususlara değinildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere,3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesi uyarınca bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.
Hemen belirtmek gerekir ki, 3402 Sayılı kadastro Yasasının 1. maddesi gereğince kadastronun amacı, taşınmazların geometrik ve hukuki durumunu belirlemekten ibarettir. Her ne kadar kadastro sırasında taşınmazın tespiti kişiler adına yapılmış ise de yapılan araştırmada tespit maliklerinin muhayyel kişiler oldukları sonucuna varılmaktadır. Bu nedenle yasanın amacına uygun bir tespit yapıldığını malik hanesinin usulen doldurulduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Bu durumda yöntemine uygun bir tespit tutanağı düzenlendiğinden söz edilemeyeceği için olayda, 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesinin uygulama yeri bulamayacağı kuşkusuzdur. Öte yandan, vakfiye hükmündeki 1936 tarihli beyannamede çekişmeli taşınmazın yer aldığı da uygulama ile sabittir.
Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle reddedilmesi doğru değildir. Davacının temyiz itirazı yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K.'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy