(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacılar,185 parselin 72/768 payına sahip olduklarını, taşınmazdan yararlanamadıklarını, paydaş olan diğer davalıların taşınmazın tümünü kullandığını, davalıların kendi kullanımlarını engellediğini belirterek elatmanın önlenilmesi ve 5 yıllık toplam 15 milyar TL. ecrimisilin tahsiline karar verilmesi isteğinde bulunmuşlardır.
Mahkemece, elatmanın önlenilmesi ile ecrimisil isteğinin 7.634.172.000 TL. lik kısmının kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 29.3.2005 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edilen vs. vekili Avukat B. Çörtük geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz eden vs. vekili avukatlar gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı bilahare Tetkik Hakimi Hüseyin Çelik'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, paydaşlar arasında elatmanın önlenilmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 185 parsel sayılı taşınmazın paylı mülkiyet üzere kayıtlı olduğu, birçok paydaşın bulunduğu bu yerde fiili kullanma biçimi veya parselasyon haritası olmadığı, anılan yerin tamamını davalılardan Senem Çetin mirasçılarının kullandığı anlaşılmaktadır.
Öyle ise, davacılar bakımından intifadan men olgusunun gerçekleştiği benimsenmek suretiyle davanın kabul edilmiş olması kural olarak doğrudur.
Ne var ki, Türk Medeni Kanununun paylı mülkiyet hükümleri gözetilmek suretiyle davacıların payına elatmanın önlenilmesine karar verilmesi gerekirken, taşınmazda paydaş bulunan davalıların taşınmazla ilgisi kesilecek şekilde mutlak olarak elatmanın önlenilmesine karar verilmesi doğru değildir.
Öte yandan, dava dilekçesinde belirtilen ve itiraza uğramayan dava değerine göre davacı yararına avukatlık parasına hükmedilmesi gerekirken, keşifte belirlenen ancak yargılama aşamasında harcı tamamlanmayan değer üzerinden fazla vekalet ücreti taktiri doğru değildir. Davalıların bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulü ile kararın yukarda açıklanan nedenlerle H.U.M.K.'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 29.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy