(3194 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, asıl ve birleşen davalarında 801 ada 4 parsel sayılı taşınmazın müşterek maliki olduğunu, taşınmazın 1/2 payını 22.05.2001 tarihinde satın aldığını, davalı Yakup'un kiracı, diğer davalıların da taşınmazın eski malikleri olduğunu, davalıların, taşınmazın 200 m2'lik kısmına kereste koymak suretiyle müdahalede bulunduklarını ileri sürerek, el atmanın önlenmesine karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalılardan Yakup, çekişmeli taşınmazın 400 m2'lik kısmını 1993 senesinde davalı Ramazan'dan kiraladığını ve arsa üzerine odun deposu ve büroyu inşa ettiğini, imar uygulaması neticesinde büronun 40m2'lik kısmının tecavüzlü duruma geldiğini belirtip, tecavüzlü yapının bedelinin tahsili istemiyle karşı dava açarak davanın reddini savunmuştur. Davalılar Ramazan ve İsmail davanın reddini talep etmişler, diğer davalılar oturumlara katılmamışlardır.
Mahkemece, asıl ve birleşen dosya davalıları Mehmet Ramazan, İsmail, Lütfiye ve Fatma aleyhine açılan davanın husumet yönünden; Davalı Yakup hakkında açılan davanın 3194 sayılı yasanın 18/9 maddesi gereğince kanunun himaye ettiği bir hakka dayanarak zilyet ettiği gerekçesiyle esastan; Karşı davacı Yakup'un açtığı davanın da yapının normal ömrünün tamamlanıncaya kadar kullanılması mümkün olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ve davacı Yakup tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil; karşı dava, muhdesat bedeli isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davaların reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 801 ada 4 parselin imar şuyulandırma işlemi ile oluştuğu, davacının taşınmazda 22.5.2001 tarihinde satın alma yolu ile 1/2 oranında paydaş bulunduğu, davalı karşı davacının anılan yerde mülkiyete dayalı bir hakkının bulunmadığı görülmektedir.
Bunun yanında davalı Yakup tarafından inşa edilen yapının bir bölümünün imar uygulaması ile davacının paydaşı bulunduğu taşınmaza tecavüzlü halde olduğu da sabittir. Davalı (karşı davacı Yakup) davasında imarla tecavüzlü hale gelen bölümün kaim değerini talep etmiştir. Ancak adı geçenin böyle bir istekte bulunabilmesi imar öncesi kadastral parselde hak sahibi, mülkiyet hakkı sahibi olması ile mümkündür. Oysa adı geçenin böyle bir hakkı bulunmadığı sabittir.
Hal böyle olunca karşı davanın davacısı Yakup'un 3194 Sayılı İmar Yasası'nın 18. maddesine dayalı olarak açtığı davada yararına bedel istemi koşulları oluşmadığından davanın reddedilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Yakup'un temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Asıl davacı Kadir'in temyiz itirazlarına gelince; davacı dava konusu taşınmazın paydaşıdır. Çekişmeli yapının bu taşınmaza tecavüzlü bulunmasının da haklı ve geçerli bir nedeni yoktur. Davalının dava konusu 4 parsele yansımayan 266 ada 3 kadastral parseldeki kayıt maliklerinden Ramazan ile yaptığı kira sözleşmesinin davacı bakımından bir geçerliliği de söz konusu değildir.
Hal böyle olunca davacı Kadir'in davalı Yakup aleyhine açtığı elatmanın önlenmesi davasının kabulü, ecrimisile ilişkin isteğin usulünce araştırılıp saptanması ve hüküm altına alınması gerekirken, yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacı Kadir'in temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene iade edilmesine, 24.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy