(4721 S. K. m. 683) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, paydaşı olduğu 4 parsel sayılı taşınmazın malikleri arasında rızaen taksim edildiğini, kullanımına bırakılan bölüme 5 katlı bina yapıldığını bir kısım yerin de bahçe olarak kullanıldığını, davalılardan Mehmet'in de dava konusu taşınmaz da paydaşı olduğunu diğer davalı Müslümün'de Mehmet'in evinde kiracı olduğunu, davalıların bahçesine elatarak beton perde duvarı kaldırarak kazdıklarını ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve tazminat isteklerinde bulunmuştur.
Davalılar, davacının imara aykırı olarak 5 katlı bina yaptığını etrafını zayıf bir perde duvar ile çevirdiğini, duvarın bahçelerine doğru yıkıldığını, kendi bahçelerini korumak için istinat duvarı yapmak zorunda kaldıklarını, bu nedenle yapmak zorunda kaldıkları masrafların tazminiyle, bahçelerine dökülen toprağın kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Mahkemece, davacı ile davalı Mehmet'in paydaş oldukları taşınmazda dava dışı başka paydaşlarında bulunduğu, tarafları bağlayan bir taksimin yapılmadığı, binaların imara aykırı kaçak ve ruhsatsız yapıldıkları, hukuken korunmaya değer yapılar olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 11.10.2005 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden Abdullah Ertekin vekili Avukat Nazmi Özdemir geldi, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden vs. vekili avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı bilahare Tetkik Hakimi Uğur Şentürk'ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, özellikle paylı mülkiyet üzere olan ve tarafların paydaş bulunduğu taşınmazda tüm paydaşları bağlayan kullanma biçiminin kanıtlanamadığı, taşınmazda tarafların çekişmesiz tasarruf ettikleri yerlerin olduğu anlaşıldığına, keşfen saptanan ve harcı tamamlanan dava değeri gözetilerek taraflar yararına avukatlık parasına hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre tarafların temyiz itirazı yerinde değildir.
Sonuç: Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 11.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy