(3194 S. K. m. 15) (4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı,kayden maliki olduğu 7896 parsel sayılı taşınmaza davalı şirket tarafından taşkın olarak otel inşaa edilmek suretiyle müdahale edildiğini ileri sürerek,elatmanın önlenmesi ve yıkım ,ıslahen de taşınmaz mülkiyetinin davalı tarafa devri karşılığında tazminat isteğinde bulunmuştur.
Davalı, yanıt vermemiştir.
Mahkemece,taşınmazın bedeli karşılığında tapu iptali ve tescile,elatmanın önlenmesi ve yıkım isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar,taraflarca süresinde temyiz edilmiş olmakla;Tetkik Hakimi raporu okundu,düşüncesi alındı.Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir. Mahkemece,taşkın bölümün ifrazı ile arsa bedeli karşılığında mülkiyetinin davalıya nakledilmek suretiyle uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmiştir.
Davacı, taşkın yapının yıkılmasının aşırı zarar doğuracağının keşfen belirlenmesi üzerine,davasını ıslah ederek taşınmazın bedeli karşılığında mülkiyetinin davalıya geçirilmesi yönünde karar verilmesini istemiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden,7896 parsel sayılı taşınmazın davacıya,buna komşu olan 12321 parselin ise,kayden davalı şirkete ait olduğu;davalı şirketin kendi çap kaydı içerisinde inşa ettiği yapının davacının çap kaydına taşkın bulunduğu ve taşkın bölümün yıkımının aşırı zarar doğuracağı bilirkişi raporu ile saptanmıştır.
Hemen belirtilmelidir ki, koşullarının gerçekleşmesi halinde taşkın bölümün mülkiyetinin bedeli karşılığında davalıya mal edilmesine yasal bir engel yoktur. Ancak, bu durum değerlendirilirken,öncelikle taşkın bölüme isabet eden arsa bölümünün ana taşınmazdan ifrazının ( 3194 Sayılı Yasanın 15. maddesi hükmü gereğince ) mümkün olup olmadığının belediye Encümen kararı ile saptanması, ifrazında yasal engel bulunmadığının anlaşılması halinde taşınmazın geri kalan bölümünde bir değer azalmasının doğup doğmayacağı üzerinde durulması,varsa değer tespit edilirken hak-zarar dengesinin gözetilmesi,ayrıca ifrazdan sonra kayıt malikine kalan bölümün müstakilen tasarruf edilmeye elverişli olup olmadığının tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenmesi,kayıt malikinin kullanmasına ve istifadesine mani bir sebebin varlığının tespiti halinde taşınmaz mülkiyetinin tamamının tespit edilecek bedeli karşılığında karşı tarafa intikalinin düşünülmesi gereklidir.
Ne var ki,mahkemece yukarıda değinilen ilkeler gözetilerek ve hükme yeterli bir inceleme ve araştırma yapılmış değildir. Yetersiz bilirkişi raporuna değer verilmek suretiyle yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması isabetsizdir.
Sonuç: Tarafların temyiz itirazları yerindedir.Kabulüyle hükmün H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,3.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy