MAHKEMESİ : GAZİANTEP 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/04/2004
NUMARASI : 2002/1131-166
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı,mirasbırakanları adına kayıtlı parselde davalı belediyenin yapmış olduğu imar uygulamasının yasal olmadığını ileri sürerek oluşan imar parsellerinin iptali ile kadastral parselin adlarına tescili isteğinde bulunmuştur.
Davalı belediye,davanın reddini savunmuştur.
Davanın reddine ilişkin karar Dairece "davacının miras hakkına dayalı olarak istekte bulunduğu,muris V..'nin terekesinin iştirak halinde olduğu, tüm iştirakçilerin davada yer alması gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulmakla,bozma ilamındaki hususların davacı tarafından kesin mehile rağmen yerine getirilmemiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, imar parsel kaydının iptali ile kadastral parselin mülkiyet ve geometrik durumuna döndürülmesi isteğine ilişkin olup,hükmüne uyulan bozma kararında " davaya konu tereke malının elbirliği mülkiyetine tabi olduğu,davada dava dışı başkaca mirasçıların bulunduğu gözetilerek taraf teşkilinin sağlanması gereğine" değinilmiştir. Mahkemece,bozmaya uyulmuş ve bozma gereklerinin yerine getirilmesi konusunda davacıya süre verilmiştir.
Davacı, 8.10.2003 tarihli dilekçesiyle dava dışı mirasçıları ve adreslerini mahkemeye bildirerek kendilerine tebligat çıkartılmasını istemiş ve ayrıca terekeye mümessil tayini konusunda dava açmayacağını bildirmiştir.Mahkemece bu beyan esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
Tereke davada Türk Medeni Kanununu 640. maddesi gereğince atanacak temsiller marifetiyle temsil edilebileceği ve onun katılımı ile dava çözülme olanağına kavuşabileceği gibi diğer iştirakçilere yapılacak tebligat üzerine bunların davaya açıkça olurlarının alınması suretiyle de davanın görülebirlik koşulunun sağlanabileceği tartışmasızdır.
Esasen davacı da dilekçesinde aynı hususu belirtmiştir.
O halde,öncelikle dava dışı mirasçılara tebligat yapılmak suretiyle davaya açık olurlarının alınması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.Davacının bu yöne değinen temyiz itirazı yerindedir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü H.U.M.K.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA,alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,6.12.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy