(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu 711 ve 776 parsel sayılı taşınmazlarına, davalıların ekip biçmek suretiyle müdahalede bulunduklarını ileri sürüp, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinde bulunmuştur.
Davalılar, çekişme konusu taşınmazları davacının eşi ile yaptıkları anlaşma gereğince ektiklerini, mahsulün davacıya ait olacağını, tecavüzlerinin olmadığını belirtip, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi B.D.K.'nın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden 771 parsel sayılı taşınmazın kayden davacıya ait olduğu, 776 parsel sayılı taşınmazda ise davacının miras bırakanından gelen payının bulunduğu, davalıların çekişmeli bu taşınmazlarda mülkiyetten kaynaklanan bir haklarının olmadığı ve anılan taşınmazları tasarruf ettikleri anlaşılmaktadır.
Davalıların davacının kayınbiraderleri oldukları davacının eşi Yusuf'un taşınmazların davalılarca kullanılması konusunda izin verdiği ve bu sebeple çekişmeli taşınmazların davalıların kullanımında olduğu görülmektedir.
Davalılar ile anlaşma yapan davacının eşi Yusuf'un taşınmazlarla kayden bir ilgisi yoktur. Buna göre yaptığı anlaşmanın davacıyı bağlamayacağı tartışmasızdır. Öyle ise tasarrufun haklı ve geçerli bir hukuki sebebe dayalı olduğu söylenemez. Davacı uzun zamandan beri taşınmazları davalıların kullanmalarına ses çıkarmamış, kullanmaya muvafakat etmiştir. Dava açılmış olmakla muvafakatin geri alındığı da sabittir.
O halde, davacının Türk Medeni Kanunu'nun 683. maddesinden kaynaklanan mülkiyet hakkına dayalı olarak açmış olduğu, el atmanın önlenmesi davasının kabulüne, ecrimisil isteğinin ise reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve yasal olmayan gerekçelerle yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 14.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy