ESAS NO : 2006/12860
KARAR NO : 2007/482
MAHKEMESİ : KANDIRA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/07/2006
NUMARASI : 2003/136-201
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanları B..nin mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla ....parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını gelini olan davalıya satış suretiyle muvazaalı olarak temlik ettiğini, temlik tarihinde miras bırakanın hukuki işlem, ehliyetinin de olmadığını ileri sürerek, tapu iptal ve miras payları oranında tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı, satışın gerçek olduğunu bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı F...nin davasının husumet yönünden reddine, diğer davacıların davasının kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 23.1.2007 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat ....ile temyiz edilen vs vekili Avuka......geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü :
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu ......parsel sayılı taşınmazlardaki payların, miras bırakan tarafından vekil eliyle davalıya intikalinin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece bu olgunun benimsenmesi suretiyle davanın kabul edilmiş olması kural olarak doğrudur.
Ancak, çekişme konusu ..parsel sayılı taşınmazların imar uygulamasına tabi tutulduğu ve yeni imar parsellerinin oluştuğu görülmektedir. Buna göre, kadastral parseldeki hakların imar parsellerine yansıyacağı tartışmasızdır.
Bu durumda, imar parselleri üzerinden hüküm kurulması gerekirken, imar işlemi ile sicil kaydı kapanan ve geçerliliğini yitiren kadastral parsel üzerinden karar verilmiş olması doğru değildir.
Hal böyle olunca, öncelikle çekişmeli 49,53,58 sayılı kadastral parsellerin hangi imar parsellerine ne ölçüde gittiğinin araştırılması ve yeni oluşan imar parsellerinin mülkiyet durumlarının belirlenmesi, kadastral parsellerdeki miras bırakandan temlik yoyulla davalıya intikal ettirilen paya karşılık imar parselinin veya belirli payının davalıya verildiğinin saptanması halinde imar parselleri üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken işleme tabi olma özelliğini ve hukuki varlığını yitiren kadastral parseller üzerinden yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.
Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 13.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren avukatlık ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 500.00.-YTL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına,alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 23.01.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.