(492 S. K. m. 32) (1086 S. K. m. 409/5)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, maliki olduğu 4 parça taşınmazın kredi bulmak vaadiyle hileli ve dolanlı işlemler sonucu davalı Arzu'ya geçirildiğini, sonrasında danışıklı olarak muvazaalı işlemler ile diğer davalılara devredildiğini ileri sürerek tapu iptal tescil veya tazminat isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın HUMK. nun 409/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi S. Akyol'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dava, hile ve muvazaa hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; davacının maliki olduğu 4 parça taşınmazın hile ile elinden alındığını ve danışıklı olarak devredildiğini ileri sürerek eldeki davayı açtığı, dava dilekçesinde dava değerinin 40.000.000 TL. gösterildiği, davalı tarafın değere itiraz etmesi üzerine, mahkemece davacıya gerçek değeri bildirip harçlandırması için önel verildiği, ara karar gereği süresi içerisinde yerine getirilmeyince çekişmeli taşınmazın gerçek değeri üzerinden haç ikmal edilinceye kadar dosyanın işlemden kaldırıldığı, 3 aylık yasal süre içinde dava yenilenmeyince HUMK. nun 409/5 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmektedir.
Bilindiği üzere; taşınmaza ilişkin davalarda davanın harca esas gerçek değeri dava dilekçesinin de belirtilen değil, keşfen belirlenecek değerdir. Bu davalarda HUMK. nun 413. maddesi ve 492 Sayılı Harçlar Yasasının 26, 27, 28, 30 ve 32. maddelerinin öngördüğü işlemlerin yerine getirilmesi ve gerekli olan harcın alınması zorunludur.
Nitekim Harçlar Yasası, harç alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış, değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesini hükme bağlamış, 492 Sayılı Kanunun 32. maddesi de yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngörmüştür. Değişik bir anlatımla davanın harca esas gerçek değeri keşfen belirlenmek suretiyle harç ikmali yapılmadıkça, davanın içine girilerek çekişmenin esası hakkında hüküm kurulmasına olanak yoktur.
Hal böyle olunca, dava tarihi itibariyle harca esas dava değerinin keşfen tespit edilmesi ve harç ikmalinin yaptırılması gerekirken usul ve yasaya aykırı biçimde davacıya taşınmazların gerçek değerini bildirmediği ve harç ikmali yapmadığından bahisle dosyanın işlemden kaldırılması suretiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru değildir. Davacının temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene iade edilmesine, 09.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy