MAHKEMESİ : DEMRE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/04/2006
NUMARASI : 2005/15-42
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki bulunduğu . parsel sayılı taşınmazın 4/10 payını davalı O. ölünceye kadar bakma akti ile temlik ettiğini, davalı O.'ın da taşınmazı önce dahili davalılara, dahili davalı İ.'in de taşınmazı davalı U....satış yoluyla temlik ettiğini, davalı O...ın bakım akdinden doğan bakım borcunu yerine getirmediğini, taşınmazı temliklere rağmen davalı O...n kullandığını, davalıların ev ve işbirliği içinde hareket eden kişiler olduğunu ileri sürüp bakım borcunu yerine getirilmediğinden tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı O... ölünceye kadar bakma akdinden kaynaklanan bakım borcunu yerine getirdiğini, taşınmazdaki bakım akdi ile aldığı payı temlik etmediğini, muvazaalı satış yapmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.Davalı U.., dava konusu taşınmaz payını dahili davalı E...'den bedelini ödeyerek satın aldığını, bedeli kendisi adına babasının ödediğini, iyi niyetli bulunduğunu, dava konusu yeri kendisinin kullandığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmazı ölünceye kadar bakma akti ile temlik alan davalı O...ın son bir iki yıldır bakım borcunu yerine getirmediği, akdin devamının davacı için çekilmez hale geldiği, dava açılmakla sözleşmenin fesih olduğu, davacının sözleşme yapılırken kanuni ipotek hakkını kullanmayacağını belirttiği, taşınmaz payı ilk el değiştirdiğinde davacının kanuni ipotek hakkını kullanmadığı, tapu iptali ve tescil isteğinin kabul edilemeyeceği, Borçlar Yasasının 517/3 maddesi gereğince resen irad takdiri yapılması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine, davacının ölünceye kadar bakma akdi uyarınca verdiği taşınmazın ömür boyu irada dönüştürülmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı O...tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 28.11.2006 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden ... vekili Avukat ....geldi davetiye tebliği rağmen diğer temyiz eden vekili avukat ile temyiz edilenler ve vekili avukatlar gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimin tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü :..
KARAR-
Dava, akde aykırılık nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine ve davalıya irad tesisine karar verilmiştir.
Tarafların tüm delilleri toplanıp, tetkik edildikten ve HUMK.nun 376. maddesine göre; son sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra hakimin; aynı yasanın 388. maddesi uyarınca kararı gerekçesi ile birlikte (tam olarak) yazması ve hüküm sonucunu 389. maddede öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır.
Nevarki, uygulamada söz konusu yasanın 38l. maddesinin son fıkrasının getirdiği ayrıcalığa dayanılarak bazı zorunlu nedenlerle sadece hükmün sonucu tutanağa geçirilip tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır.
İşte bu gibi hallerde HUMK.nun 389. maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkca gösteren tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa karara daha sonra yazılan gerekçeli kararın uygun olması zorunludur. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak yoktur. Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması, yargılamanın aleniyeti, kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasanın l4l. maddesi ile HUMK.nun yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir. Aksine düşünce ve uygulama yargı, yargıç ve kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile de bağdaşmaz.
Değinilen ilke ve yasa hükümleri gözardı edilerek kısa kararda, davanın reddine denilip, gerekçeli kararda; davanın reddine, davacının ölünceye kadar bakma akdi uyarınca verdiği taşınmazın ömür boyu irada dönüştürülmesine ve davanın açıldığı tarihten başlamak ve davacı ölünceye kadar devam etmek üzere aylık 200 YTL.iradan her ay davalı Osman'dan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmek suretiyle kısa karara çelişkili olarak gerekçeli karar yazılması doğru değildir. Hal böyle olunca, hükmün l0.4.l992 gün, l992/7 Esas, l992/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı çerçevesinde bir karar verilmek üzere HUMK.nun 428. maddesi gereğinceBOZULMASINA,4.12.2005 tarihinde yürürlüğe giren avukatlık ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz edilen vekili için 450,00 YTL. duruşma avukatlık parasının karşı taraftan alınmasına,28.112006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy