MAHKEMESİ : İNCİRLİOVA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/04/2006
NUMARASI : 2006/16-138
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, davalı ile aralarında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesinin hükmen feshedildiğini ileri sürerek sözleşme uyarınca yükleniciye devredilen payın iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin, sözleşmenin feshedilmesiyle yükleniciye devredilen payın dayanaksız kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin olarak verdiği karar Dairece, sözleşmenin taraflarından dava dışı paydaş Aynuri'nin açmış olduğu bir dava bulunmadığı halde onun payının da davacıya maledilmesinin isabetsizliğine değinilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak davacının payı yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . . raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, yolsuz tescil nedenine dayalı tapu iptal tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içireği ve toplanan delillerden, taraflar arasında aktedilen kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedildiği, böylece sözleşme uyarınca davalı adına yapılan tescilin dayanağının kalmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece de açıklanan bu olgu benimsenerek davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm Dairece "... sözleşmenin iptal edildiği gözetilmek suretiyle davanın kabul edilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Ne varki, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olan dava dışı paydaş A.'nin payı ile ilgili olarak açmış olduğu bir dava bulunmadığı halde, onun payını da davacı H. n'e mal edecek şekilde davalı üzerindeki tüm payın iptaline karar verilmesi doğru değildir..." gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uymuştur.
Bilindiği üzere, bozma kararlarına uyulmakla davanın tarafları yararına usuli kazanılmış hak doğacağı ve mahkemenin bozma kararında gösterilen hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurma yükümlülüğünün oluşacağı kuşkusuzdur.
Ancak, bozma kararına uyulmasına rağmen gereğinin yerine getirilmediği, davacının pay oranı doğru gösterilmediği gibi kat irtifakıyla ilgili hak ve mükellefiyetler yönünden dava dışı paydaşın payının yine hüküm kapsamına alınarak davacıya mal edildiği görülmektedirHal böyle olunca, bozma ilamı doğrultusunda karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 15.11.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy