MAHKEMESİ : BULANCAK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/02/2007
NUMARASI : 2004/215-13
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacı, asıl dava ile kayden maliki bulunduğu ..sayılı parsele davalılar tarafından yol geçirilmek suretiyle müdahale edildiğini, birleşen dava ile de, kendisine ait yerin kadastroca davalılar adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürüp, elatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuş, daha sonra davasını atiye bıraktığını belirtmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlar, atiye bırakılmasına muvafakat ettiklerini bildirmişlerdir.
Mahkemece, davanın atiye terki nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ... ....raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, birleşen dava ise, kadastro tesbitine itiraz isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davaların atiye terki nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davacı mahkemenin 2004/215 Esas sayılı dosyasında adına kayıtlı .sayılı parsele davalı tarafından yol geçirilmek suretiyle müdahale edildiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesini istemiştir. Ayrıca, mahkemenin 2006/132 Esas sayılı dosyasında da 2 sayılı parsel kapsamında olduğu halde bir kısım yerinin de davalılar adına .....sayılı parsel olarak tespit edildiğini ileri sürerek kadastro tesbitine itirazda bulunmuştur. Davacının 27.11.2006 tarihli celsede, elatmanın önlenmesi isteğini atiye bıraktığı, aynı gün 2006/132 Esas sayılı dava dosyasının mahkemece eldeki dava ile birleştirilmesine karar verildiği görülmektedir.
Bu durumda davacının birleşen 2006/132 Esas sayılı dava dosyasını atiye bıraktığı düşünülemez.
Hal böyle olunca, anılan dava dosyasının atiye terk edilmediği bir başka anlatımda birleşen dava yönünden HUMK.'nun 185. maddesi koşullarının gerçekleşmediği gözetilerek birleşen dava yönünden geçerli araştırma ve incelemesi yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle her iki davanın da atiye bırakıldığından söz edilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davacının temyiz itirazları bu nedenle yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 18.06.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.