MAHKEMESİ : ADANA 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/12/2006
NUMARASI : 2006/215-2006/433
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu . parselde bulunan 4.kat 8 nolu bağımsız bölümü haklı ve geçerli bir nedene dayanmaksızın davalının işgal ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur
Davalı, dava konusu taşınmazda mirasçılar arasında düzenlenen eser sözleşmesine dayalı olarak oturduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının dava konusu taşınmazda malik olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ... raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, duruşma isteğinin değerden reddiyle gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava çaplı taşınmazda bulanan bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden toplanan delillerden, davacı aleyhine Adana 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.6.2002 gün 1999/390 Esas,2002/479 Karar sayılı sözleşmenin iptaline ilişkin dava sonucu dava konusu 17 parselde bulunan 8 nolu bağımsız bölümün eldeki davanın davacısı Yaşar’a ait olduğuna karar verildiği ve kararın 15. Hukuk Dairesince onanarak 12.8.2003 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.
Diğer taraftan, davalının miras bırakanının dava konusu bağımsız bölümü haricen satın aldığını ileri sürerek Adana 4.Asliye Hukuk Mahkemesinde açmış olduğu 28.12.1999 tarih 1998/512 Esas, 1999/1255 sayılı kararı ile tapu iptal ve tescil davasının red edilerek 30.12.2000 tarihinde kesinleştiği de sabittir.Bu durumda, davalının dava konusu taşınmaz üzerinde mülkiyete dayalı bir hakkın kalmadığı anılan ilamla saptanmıştır.
Öte yandan, TMK’nun 705 (eski 633) md.ne göre mülkiyetin mahkeme kararı ile tescilden önce kazanılacağı öngörülmüştür.Davacı yukarıda değinilen ilamla elde ettiği mülkiyet hakkına dayalı olarak eldeki davayı açmıştır.
Hal böyle olunca, davacının mülkiyet hakkına dayanarak açtığı davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.Davacının temyiz itirazları yerindedir.Kabulüyle hükmün açıklanan nedenle HUMK’nun 428. md. gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 27.9.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy