(818 S. K. m. 61) (1136 S. K. m. 164)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 33 parsel s. taşınmazdaki 2 no.lu dükkanı 325.000.USD bedelle davalı Naci'den satın aldığını, satış bedeli karşılığı 13 adet senet düzenlediğini, ayrıca teminat olarak tapuda satıcı lehine 20.000.000.000.TL.lik ipotek tesis edildiğini, senet karşılığı borcun ödendiğini, davalı Sinan ile anılan ipoteğin teminat ipoteği olduğu konusunda protokol düzenlediklerini, ancak davalıların ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıp, avukatı ile de anlaşarak hile ile bila bedel taşınmazı ele geçirerek sebepsiz zenginleştiklerini, yine tanzim ettiği 15.000.USD.lik senedin davalı Beyhan'a ciro edilerek icraya konulduğunu, davalıların iş ortağı, el ve iş birliği içerisinde hareket eden kişiler olduklarını ileri sürüp tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmadığı taktirde 80.000.USD. bedelin ödeme günü Türk parası olarak tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında davalı Beyhan hakkındaki davasını atiye terk etmiştir.
Davalı Naci, dava konusu taşınmazı davacıya 20.000.000.000.TL. bedelle satış yoluyla temlik ettiğini, bedel peşin ödenmediğinden satış bedelinin ipotek ile güvence altına alındığını, satış bedeli ödenmediğinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takip sonucu alacağına mahsuben dava konusu taşınmazı ihale ile edindiğini, kesinleşen ihale sonucu taşınmazın tescilinin yapıldığını, resmi senedin aksinin yazılı delille kanıtlanması gerektiğini, iddiaların doğru olmadığını, sebepsiz zenginleşme koşullarının gerçekleşmediğini belirtip davanın reddini savunmuştur. Davalılar Sinan ve Beyhan, yargılamaya katılmadıkları gibi davaya cevap da vermemişlerdir.
Davanın reddine ait olarak verilen karar, Dairece; Mahkemece davacının ödeme savunması üzerinde yeterince durulduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Hal böyle olunca; savunmaya esas teşkil etmek üzere dosyaya sunulan senet ve çek bedellerinin ne suretle ödendiğinin araştırılması, ödeme miktarının açıklıkla belirlenmesi, ödemelerin banka yahut icra kanalıyla yapıldığı ileri sürüldüğü taktirde bu hususun anılan yerlerden alınacak cevaplarla doğrulanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik soruşturma ile hüküm kurulması doğru değildir gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulup davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı Naci Kesik tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 15.1.2008 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat Resmiye Göç ile temyiz edilen vekili Avukat Esra Deniz (Özkan) geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi Emine Solmazlar tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği biçimde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davalı Naci Kesik'in temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, 13.12.2007 gününde yürürlüğe giren avukatlık ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz edilen vekili için 550.00. YTL. duruşma avukatlık parasının ve aşağıda yazılı 1.348.63. YTL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 15.01.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy